..., gri rüzgarın gri bulutları dağıttığı şehre düşüyor. Kibrit, gecenin gündüze bağlanma vaktinde barış isteyen karıncaların yolunu kesiyor. Zamanın birinde, ceketi üstüne yakışmayan bir göz altı torbası varmış. Neden isminin bu old...
“karınca” sözcüğü
20 yazıda 28 geçiş bulundu.
karınca, karıncadan, karıncadaydı, karıncadır, karıncalandığı, karıncalanma, karıncalanmış, karıncalanıyor... eşleşmeleri dahil edildi.
Ne kadar da çok benziyor Odam fanusa Bir karınca çırpınıyor içinde Camlarına vura vura Ayağı morarmış Ne kadar da çok benziyor Odama fanusa Bir karınca çıkmaya çalışıyor içinden Eski bir dağı aşarcasına Ayağı su toplamış Ne kad...
Bana kızıp çekmeyen kanalları da hatırlıyorum Karıncaların birbirini yedikleri bitmez cızırtıda İndirim var diyerek beni ezen kadınların acısı kaldı Döşekte kalmış çocukluğumun hırıltısında Aç kalmayı da biliyorum yemeğe üşendiğim g...
...da tanımadığım bir tip yanıma oturdu. “Ağabey üzülme” dedi. “Allah kimseye taşıyamayacağı bir yük vermez. Bak karıncalara, kaç katı ağırlık taşıyorlar. Sen hiç fıtık olan karınca gördün mü?” diye ekledi. Sözde teselli ediyordu beni...
...bir yol buldu kendine ve kulağıma "artık sen de doğanın paramparçasısın" kelimelerini fırlattı. Sol kolumdaki karıncalaşma, göğsüme saplanan bir oka dönüştü. Gökyüzüyle arana kimseyi alma.
...gin daha zengin, fakir daha fakir oldu valla’’ Deniz, Orhan Abi bir şeyler anlattıkça kafasının arkasında bir karıncalanma hissederdi. Bu karıncalanma bütün vücuduna saniyeler içinde yayılırdı. Uykulu olduğu için çok fazla muhabbete...
...bir telaş içindeydi. İyi bir babaya, iyi bir anneye sahipti. Doğum günüydü o gün. Sevdiği bütün arkadaşları – Karınca Cemal dâhil - doğum günü için yanındaydı. Çok sevdiği Karpuznarçilek pastası da doğru zamanda, olması gereken...
...ve kan kaybediyorum emekli matador kılıcını saplasın vuslat yoksa ucunda yolun dağ yıkılsın su kurusun balık karıncayı yiyip boğulsun.
...dur ben getireyim, şimdi taşıyamazsın sen.” Elimdeki dalla karınca yuvası bozmaya başladım annemi beklerken. Karıncalara saygı duymuyordum o zamanlar. Karpuzu dilimlere ayırdı annem. Bana da bir dilimi uzattı. Avuçlarımın içinde z...
...gölgesiyle uyanıyorum yüzümde, gözümde oyuncu bir güneş nemli toprağa dokunuyorum parmak uçlarımla öbek öbek karıncalar bahara uyanmış sadık bir dost gibi yüzümü yalıyor ılık rüzgâr gülümsüyorum, yıllar sonra ilk kez unutmamışım...