..., yanına da pilavı. Sessizce yerinden kalkan Gülsüm mutfağa gitti. Buzdolabından çıkardığı cacık tenceresi ve kâselerle döndü. Merakını yenemedi. Diğer tabakların önünde duran, çatal kaşığın orta yerindeki beyaz kartlara göz ucuy...
“kase” sözcüğü
3 yazıda 5 geçiş bulundu.
kase, kaseden, kasem, kaset, kaseti, kasetinin, kasetler, kasetleri... eşleşmeleri dahil edildi.
...amıştı. Ayakkabılarını giymeden ekmek sepetine ekmek koyup masaya getirdi, üstüne bir peçete örttü. Üç yoğurt kâsesini bir araya getirip, onların üzerine de bir peçete örttü. Eksik bir şey yoktu. Meral'in getirdiği gazeteden kes...
...(Juliette Binoche) bile gizlediği "saklı"sıdır. Bir gün Georges'un ve ailesinin hayatından kesitleri kaydeden kasetler laurent hanesine ulaşmaya başlar ve Georges her ne kadar işi kendisi ve ailesi açısından açısından bir güvenl...
...damarlarımda kan yokken yaşardım gece öyle de güzel gelirdi bana başı bozuk bir kediyi beklerdim elimde süt, kase ve umutla çakmak bulamazken sigara yakmaya ateşi bulmak için çırpınıyordu ellerim tarih öncesinde bir devirde...
...oktorların yazdığı hasta hikâyenizi siz odaya girmeden inceledim. Hatta bugünkü sonuçlarınızı da siz gelmeden kaşeleyip imzaladım. Biliyorum bu sizin hoşunuza gitmeyecek ama fiziksel olarak hiçbir sorununuz yok Nihal Hanım.” dedi...
...apalı dışarıya. Dışarısı hiçlik, dışarısı patika bir yol. Her yol uzundur, bir tanesine gidilir iki şeritten. Kaset mi biter yoksa her hayat bir kaset midir, başa sarıldıkça aynı hissi veren. Sarılır insan yalnızlığına, yalnı...
...için asker toplanmıştır. Asker toplamak için sütunun altında Hz. İsa’ya ait olan kutsal kâsenin olduğu ve bu kâseden su içenin ölümsüz olacağına rivayet edilirdi. Bu eşyaların nasıl geldiği ise şöyledir; Konstantinus'un valide...
...yoruz.” Masamın üstüne ne çok şey koymuşum, toplarken anladım. İki çerçeve yeğenlerimin fotoğrafları, bir cam kâsede parfümlü kuru kabuklar, ajanda, masa takvimi, seramik saksıda cinsini bilmediğim bitki, not defteri, kartvizi...
...hvaltısına, aylardır açmaya kıyamadığı o güzelliğin kapağa bulaşan kısmını ziyan etmemekle başladı. Küçük bir kâseye tatil dönüşü bir sahil köyünden aldığı zeytinyağından da dökmüştü. Demli çayın iştah arttıran kokusuna bir de...
Kahvaltı bitti. Bir, iki, üç, dört, beş, altı. Zeytin kâsesi dolaba. Yedi, sekiz, dokuz, on, on bir, on iki. Peynir tabağının kapağını sıkıca kapa kurumasın; geri dön: on üç, on dört, on beş, on altı, on yedi, on sekiz: peynir...