...ği gibi İbrahim Başkomiser sabah oturdukları masadaydı. Her an başlamak için bahane aradığı sigarayı çıkarmış kokluyordu. Selamlaştılar. Garson hemen iki çay getirip bıraktı. “Evlat bu akşam harekete geçeceğiz.” “Anlaşılan yokluğu...
“köklü” sözcüğü
8 yazıda 8 geçiş bulundu.
kokluyor, kokluyordu, kokluyordum, kokluyorsun, kokluyorum, köklü eşleşmeleri dahil edildi.
...i. Kulağımın dibinde "büyü, büyü, büyü" diye fısıldayan bir peri gibiydi. Çalıştığım kıytırık acenteden çıkıp köklü bir İngiliz üniversitesinde işe girmemi de Deniz teşvik etmişti. O yıllarda iletişim hâlâ kraliyet posta serv...
...değerli. Altı üstü bir masa diye düşünüyor olabilirsin.” “Siz değerli diyorsanız…” “Dedem, yanında çalıştığı köklü, zengin bir aileden gelen tüccardan almış. Zamanının en iyi ustalarından biri yapmış masayı. Sabah kahvaltısı...
.... Yakıp kavuruyor. Yabancı değil bu yanıp kavrulmalar. Her akşamüstü başlarlardı bende o zamanlar. Ülkenin en köklü liselerinden birinin öğrencisiydim. Okuldan gelmişim. Ağır bir ödev yükü sırtımda. Onların yanı sıra bir saat...
...işti karşısındakine. Üstünlüğü ele geçirdiğini anlayan köpek ekmeğe doğru gururla yaklaşıp burnunu değdirerek kokluyordu. Karşısındakinin namuslu bir düşman olduğunu ekmeği ağzına alıp gitmemesinden anlamıştı. Köpek tam anlamıyla...
...re, kameriyenin önü. Patika yoldayız. Sen, sağ taraftasın. Yine kameraya bakmıyorsun. Kadife güllerden birini kokluyorsun. Beyaz, kloş bir elbise var üzerinde. Minik minik siyah puanlar süslüyor kumaşı. Her zamanki gibi çok güzelsi...
...e yapıyor diye bakıyorum. Münevver’i ne kadar sevdiğimi anlatırken Mesut’un yaktığı ikinci sigaranın dumanını kokluyordum. Mesut’un bu ilişkide ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor bu duman bana. Hızlı hızlı yürümeye başladı sonra...
...larıyla aptal müzikler dinlememiş olsaydı, muhtemelen evliliği çok daha uzun sürerdi.’’ ‘’O zaman, senin için köklü bir lokanta buluruz.’’ ‘’Öhö, Ö-höl, Su, orada bir yerde ilaçlarım olmalı; binerken çıkarmıştım. Uzatır mısın...
...Dokunmak için dudaklarımıza. Öptüm. Karanlık, ayaza bürünmüş şehrime kaçtım. Şimdi ciğerimde tonlarca morfin, Kokluyorum, yutuyorum, adam içimde büyüyor. Kalemin ucunu şaraba banıp, Bir kağıda gözlerini çiziyorum Sonra yırtıyorum...
...küçelerde, avlularda dolaşıyor, gördüğü bulduğu bütün erkekleri kıstırıp takımlarını tutup, onlara sürtünerek kokluyordu. Köylüsü başına geleni bildiğinden Vasfiye'yi bazen yaka paça, döve söve bazen çocuk gibi elinden tutup yol g...