...ağıza yayılmıştı bile. 'Hıdır' o gün duydu ilk Nuri'nin adını, ezberledi. Terzi Artin neşeli bir adamdı. Çok konuşan, çok gülen, gelene geçene takılıp şakalaşan, hani birlikte bir bardak çay içmek için hiç erinmeden yollar aşa...
“konuşan” sözcüğü
28 yazıda 30 geçiş bulundu.
konuşan, konuşanı eşleşmeleri dahil edildi.
...z ülkenin memurları, ne işinize yaradığı belli olmayan özel sektör personelleri, yoldan geçenler, başka dilde konuşan insanlar vs, vs… Tüm bunlarla irili ufaklı hatalara maruz kalırken nasıl davranmamız gerektiğini kim söyleyec...
...basının köşesinde üşüyen bir gölge miyim?" "Balkon demirine tutunmuş bir hayal?" Sokak konuşur sonra, Geceyle konuşan bir tanık gibi Yavaşça söndürür şehri. Camlar açık kalır hep, Ve biz, bir daha hiç tamamlanamayız. Sayı: 65
...ördüğüne hazır değildi sanırım. Gelsene baba, gel otur. Kuzu kuzu oturuyor. İkimiz de kuzu gibiyiz şimdi. İlk konuşan babam oluyor. Ben tatildeyken şeker komasına girmiş, yedek anahtar verdiği komşusu onu tesadüfen bulmuş, yoks...
...i yanına. İkisinin de havada uçuşan gülücüklerine bakılırsa araları iyiydi belli ki. İşte geliyordu satırları konuşan adam. Her yazdığı öyküyü okuduktan sonra üzerine saatlerce, bazen de günlerce düşünürdüm. İçten bir gülümseme...
...sayısız cümleler doğar. Bu bile dilin canlı bir varlık olduğunun en önemli kanıtıdır. Ve bir dilin yeterince konuşanı yoksa gelecek kuşaklara aktarılması oldukça zordur. İşte tam da bu noktada birçok dil tıpkı canlılar gibi ölü...
...k! Sokak ağzıyla konuşmak sana yakışıyor mu? Sözlerini duyan biri ne düşünür? Seni tanımasam kabadayı ağzıyla konuşan biri kanunların çizdiği sınırları nasıl korur diye sorardım. Üstelik bu şehrin tarihi omuzlarımıza büyük yük...
...” “Müsaade edersen kiralayıp kendime çalışma ofisi açacağım. Lafı uzatma da söyle.” Şimdiye kadar sakin sakin konuşan adamın sesinin yükseldiğini gören şantiye şefi telaşlandı: “Var efendim.” İbrahim Başkomiser solunda ayakta d...
Ucuz bardak, ucuz tabak, ucuz çatal, kaşık sesleri ve kimsenin izlemediği, kendi kendine konuşan televizyonun sesi ve homurtular ve uğultular ve bağrışlar… Tek bir ses oldular yine. Aralıksız kurşun gibi yağan yağmur, ağlarla s...
...lısın,” diyemedim anneme ama yıllar söyletecekti nasıl olsa bana o sözcüğü. Aynı, mahalle meydanında oturmuş, konuşan kadınlar gibi. En nankör meslek olan ev kadınlığından, bugünlük kurtulmanın için için sevinciyle dert yanıyor...