...de koşan Öldüğüne bir o inanamadı. Amaçlar arıyor kendine Turgut kafayı sıyıracak az kaldı. Ölmeseydin oturup konuşurduk Hallolmasa bile konuşurduk. Sen kendini bırakırdın Bir dinleyenin olsa böyle mi olurdu? Kıymazdın, kendine Se...
“konuşurdu” sözcüğü
5 yazıda 6 geçiş bulundu.
konuşurdu, konuşurduk, konuşurdum, konuşurdun eşleşmeleri dahil edildi.
...aşladığında kadehler bile susup dinliyordu. Anlatıyordu dur durak bilmeden, bıraksalar yüz yıl hiç susmaz hep konuşurdu. Veda Hutbesi'nde peygamberlerini dinleyen kalabalık gibi dinliyorlardı, O ise hiç acelesi yokmuş gibi yavaş...
...m karşısındaydı şairler kıraathanesi. Evet, buranın müdavimlerinin hepsi şiir yazamıyordu belki ama şiir gibi konuşurdu herkes. Şiirler okurlar, şairlerden bahsederler, bambaşka âlemlere yolculuk yaparlar, yaptırırlardı. İçeri gi...
...bir kız kardeşi var, aman görme bir tatlı, bir güzel taş bebek.” diye anlatmaya başlıyor. Bizim Serap peltek konuşurdu çocukken. Nasıl anlatayım, sanki söylediği her kelimenin içinde ‘s’ harfi vardı. Biraz da tükürük saçardı tab...
...edesin, kayboldun. Gözlerin nereye bakıyor?” “Kaçtım.” “Nereye?” “Bilmem.” “Niye böylesin sen. Ne kadar güzel konuşurdun? En son bir şey diyecektin?” “Unuttum. “Peki.” “Ne yapabilirim senin için?” “Hiçbir şey.” Akşam bir mektup ya...
...rüzgârlar dingin Her akşam boğardı beni o huzursuz eller Her an düşerdin aklıma keskin bir bıçak gibi Ne çok konuşurdun sen, hiç susmazdın Selver Duysa herkes gülerdi seni ne çok sevdiğimi Gözyaşım dinmezdi, geride hep sular sell...
...um diye sık sık gamzeli amcaya gittim. Oturur sohbet ederdik. Okulda yaptıklarımı anlatırdım ona. Genelde ben konuşurdum, o dinlerdi. Kıvırcık derdi bana, hiç hoşlanmazdım bana kıvırcık denmesinden. Ama onun kıvırcık demesi beni h...
...bozması gerekiyordu. On dakika olmuştu ama hâlâ sessizlik hakimdi odaya. Gemi maketinin dili olsa isyan eder konuşurdu bu zamana kadar ama bu adamlardan tek bir ses çıkmıyordu. Sonunda kapıdan içeri bir kurtarıcı girmişti. Norma...
...aygısızlık etmiyordu. Artin'in kuşları vardı, iki tane tepeli kanarya, Nuri dükkanda yalnız kalınca uzun uzun konuşurdu onlarla, kafeslerini temizler, yemlerini sularını tazeler; sabahları günaydın, kapatırken iyi geceler dilerdi...