...n dalga geçiyor gözlerimle kalbim üstüne kumar oynanıyor ne kadar da suçluyum kendi kanım ellerimde amansızca kopan yapraklardan içilen her yudum sudan geçiyorum ki hayat ne kadar tuhaf değil mi atlar geri koşamıyor mesela ku...
“kopan” sözcüğü
13 yazıda 14 geçiş bulundu.
kopan, kopana, kopanlar, kopanların eşleşmeleri dahil edildi.
Yetişkinliğin normlarıyla çocukluğun masumiyetinin çatışmasının, yalanların, kopan bağların, ikilemlerin ve sorgulamaların kitabı Dünyalılar. Ortaya çıkışlarından bu yana toplumsal kuralların, kendi bildiklerini okuyan insanl...
...yazarın kendi belleğinde birçok kişiden oluşan, bambaşka ve yepyeni bir hayat olarak can bulmuştur. Yazardan kopan ve okuyucuya ulaşan kurgu artık yepyeni gözlerin yaratımlarına açıktır. Okuyan herkes kendi hayal dünyasının...
...dilerdi. Bu sefer iş, adı gibi çetin olmuştu. Etrafındaki bu sessiz duvarlar, iki gün önce içinde fırtınalar kopan bu evin tüm seslerini yutuvermiştiler sanki. Kardeşi Ayten de inanmıyordu Çetin’in söylediklerine. “Belli ki...
...kallardık. Hesabımızı, parayı en istediğimiz şeylerin önceliğine göre harcayacak şekilde yapmıştık. Birlikten kopan çakal gibi çar çur etmeyecektik. Kaç gündür plan yapıyor, bu hayalle yaşıyorduk. Parayı, bir kısmını yıktığım...
...Halide Edip Adıvar gelmiş, yazmış ve hiç gitmemiş... “O günlerde İstanbullular Halide Edip’i, altı minareden kopan tekbir sesleri ortasında, bir ızdırap timsali gibi siyahlar giyinmiş gördüler. O meydanda o topluluk, o siyah...
...ük çam ağacının gölgesinde, karın camdan beliren beyaz tanecikleri eşliğinde yaptılar. İçeriden büyük bir ses kopana kadar: “Anne!” Elif’te uzun uykusuna ara vermiş olmanın, gözünü açar açmaz yalnız olmanın ürkekliği… “Canım,...
...apısından sokağa bir müzik sızıyordu. Kim böyle bir görüntüyle karşılaşsa, acırdı elbette. Ancak benim içimde kopanlar tesadüf eseri duyulan herhangi bir merhamet duygusundan pek farklıydı. O kanlı, minik tüylü parçaya bakarken...
...iniz şimdi bir çoğunuz ölmüş olurdunuz. Sığınacak bir liman var neyse ki de kurtuluyorum, yoksa çoktan içimde kopan fırtınalardan birinde alabora olup Mariana Çukuruyla yarışacak bir derinliğe düşmüş olurdum. Neyse en az evri...
...ordu, ben o tarafa bakarsam ölürüm mahvolurum dedi içinden. Artık notanın, sesin bir önemi yoktu, mütemadiyen kopan alkıştan kendi sesini duyamaz olmuştu, bazen kendini kaybedenler ‘’bu adam mükemmel bir şey’’ diye bağırdıkla...