...i. Siyah kargo pantolonundan sarkan zincirleri düzeltti. Sol cebine eski model cep telefonunu koydu. Kablosuz kulaklığını kulağına yerleştirdi. Odanın kapısını usulca açtı, salonun karanlığına karıştı. Ayaklarının ucuna basarak a...
“kulaklığı” sözcüğü
5 yazıda 6 geçiş bulundu.
kulaklığı, kulaklığımı, kulaklığın, kulaklığını eşleşmeleri dahil edildi.
...tı, böbreklerinin sonunu kendisi hazırladı. Aynı şeyi duyusu azalan kulakları için de yaptı. Aldığımız hiçbir kulaklığı takmadı, çünkü hepsine takacak bir kulpu vardı! Artık taksa da duymuyor. Duymadıkça hepimize hınçlanıyor. Bab...
...keyle yürüyordum. Maske çok ağırdı ama yıllar, bir parçam olmasını sağlamıştı. Artık çıkarmak için çok geçti. Kulaklığımı takıp bir banka oturduğumda gözlerimi bir anlığına yok olmak üzere kapattım. Müziğin oluşturduğu sessizlik iç...
...karşısında oturuyordu. Ne yapacağını ne diyeceğini şaşırdı. Kaç gündür içini kemiren korku uçup gitti o anda. Kulaklığını çıkardı hurdacı. Çalan şarkı İsmail Bey’in yaşlı gönlünün derinliklerine ulaşacak kadar uzaklardan, radyo gün...
...torununu duymuyor. Yaşıtlarına göre uzun olduğundan ortaokullu değil de ergen bir liseli gibi görünen çocuk, kulaklığı çıkarıp yeniden seslenirken parmakları telefonun tuşlarında geziniyor. “Nineee! Yemek hazırmış.” Kuyudan çıka...
...lmış acil bir kaçış için hazır bekliyorlardı. Jacob, dışarıda onu bekleyecek ekip ile bağlantısını sağlayacak kulaklığı kulağına takıp, çantasını son bir kez kontrol ediyordu. onunla birlikte gelen ekibin lideri; ‘Planın nedir?’...
...ek neşeli görünmüyordum. Evden çıktığımda aradım yine onu. 15 dakika sonra orada olacağımı söyledikten sonra, kulaklığımı taktım. Bir aradayken hep dinlediğimiz, duruma da yakıştığını düşündüğüm şarkıyı açtım. Biraz klişeleri yaşam...
...'un "Vişne Bahçesi" oyununda da yaşadım. Orada da genç bir delikalının elinde walkman ve kulaklarında walkman kulaklığı vardı. Nedense, sanatseverler tarafından çok tepki gördüğü, yazara saygısızlık addedildiği bilindiği halde bö...
...z, onay veren baş hareketimden sonra oturmuştu. O anı tarif etmek zor. Hani kulağının içine tamamen girebilen kulaklığın, dış dünyadan yalıttığı müzik gibi bir şey. Öyle ki her bir dişimin hareketini duyabiliyor, hissedebiliyordum...