Halının ortasına işeyiverdi. Hem de gözümün içine baka baka. Ellerime baktım gayri ihtiyari: klorlu sudan kuruyup çatlamış parmak uçlarıma. Burnumun sızlayan direğinden gözlerime doğru yürüyen yaşları engellemedim. Koltuğa otur...
“kuruyup” sözcüğü
11 yazıda 11 geçiş bulundu.
kuruyup, kürüyüp eşleşmeleri dahil edildi.
...r dibindeki gübre yığını günün hararetiyle yanıyormuş gibi havaya dalga dalga dumanlar salıyordu. Annelerinin kürüyüp gübre deliğinden dışarıya sürüklediği ıslak gübre yol yol olup bahçeye doğru akıyordu. R’leri söylemeyen çocu...
...fani hayatın birkaç kişinin iki boyutlu zihninden ibaret olmadığını haykırmaya devam edeceğiz. Bir Pınar daha kuruyup gitmesin diye, susmayacağız... Maskeleri yırtıp atıp nefes almaya çalışarak hazırladığımız, biraz eksik, bira...
...ırlıyorum. - Bu hastalıklı ruh halinden sıyrıl. Eve git! Kalbimde senelerce onunla büyüttüğüm saksı çiçeğinin kuruyup dökülmeye başladığını hissettim. Şimdiden içimde hissettiğim dört senelik boşluğun tamamen yitirilmesi bir dö...
...çıldı. Çıplaklığında gizlenen bir kurşun izi vardı. Sol memesinin üstünde öylece duruyordu. Utandı küçük kız, kuruyup pul pul olmuş ellerini kurşun izine kapattı. Utancına ölüler toplanmış gibi sustu mezar sesleri. Çocuk, saçla...
...Hangi ipekler, hangi satenler kurtarır beni bu saatten sonra? İşitseydi bu kulaklar yârin elini tutan ellerin kuruyup kalacağını. Anlatsaydı ya bana o kara kalın kaşların ipliğe döneceğini. Sazlık deresi gözlerimin altında çıka...
...n çıkardığı sesle gözlerini aralayıp el yordamıyla yerde duran gazeteyi aldığı gibi duvara yapıştırdı. Sinek, kuruyup yere düşene kadar duvarda kaldı. Gazete ise çoktan bir yere fırlatılmıştı. Puslu havayı teninde hissetmeden u...
...günden sonra eli elimde, yüreği yüreğimde. Düşünüyorum da o gün boş kalsaydı eli, yüreğim şimdi kurak iklimde kuruyup gidecekti. Oysa şimdi o var içimde, benliğimin en derininde hem de. Yüreğim sevgisiyle hayat bulurken, her ne...
...ı, tozdan matlaşmış yüzü, birbirinden bir o kadar farklı görünen alt ve üst dudağı, iri kulakları, gözlerinde kuruyup kalmış gözyaşları ile bir erkek çocuğu… Kral oldukça şaşkındı, bacaklarındaki bu muhteşem kuvvetin bir çocuğa...
...teymiş. Heyhat! Yine de kar etmedi, içindeki rutubete yenik düşmüş kalbim hakikate kulak vermedi. Taş olsa da kuruyup kalsa keşke! Yine kablolar yanıverdi, şehrin tüm ışıkları gidiverdi ve güneş yüzünü öte yanlara çeviriverdi....