..., peki bu kadın nelere gülüyor, onu güldürmek lazım, heh, gülümsedi, bakalım nasıl bir habermiş, “Şaşkın kedi masadan düştü.” diyor kadın gülümserken, haberlerin en eğlencelisi bu, demek ki bir kedi almalı ve masadan düşürmeliy...
“masadan” sözcüğü
17 yazıda 20 geçiş bulundu.
...nım ya ne tatlı argüman! Sorun şu ki; olan kızlara oluyor sen aradığın ışığı gene bulamadığını anladığın anda masadan kalkıyorsun, kesinlikle çok zarif yapıyorsun oyunu terk etme işini ama bu değiştirmiyor ki olan biteni... Sen...
...i karanlıkta yanan kör ışık Ve gerçeğin ağırlığı omuzlarında. Şehir şiirin ışıklarıyla yıkandı. Seyrek zaman, masadan taş çaldı Eh, İnceldiği yerden kopar bir papatya. Seviyor, sevmiyor Geliyor, gelmiyor Biliyor, bilmiyor... He...
...masada duran bir ecza poşeti takıldı. İçinde birkaç kutu ilaç vardı. Yakışıklı’nın siparişini aldıktan sonra masadan ayrıldı. Kafeye giriş yapacağı sırada bir başka arkadaşıyla karşılaşıp Yakışıklı’dan söz ederek mutfağa yönel...
...ş gibi akmaya başladı. Karşı kaldırımdaki pastaneye geçen İbrahim Başkomiser ile Tuncay her vakit oturdukları masadan hayatın normalleşmesini izliyorlardı. Tuncay kendini rahatsız eden soruları ardı ardına sıraladı. Hepsinin ka...
...i hissediyordum. Kalbim her kâğıt dağıtılışında yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Birkaç el diye oturduğumuz masadan akşam olunca kalkabildik. Lady tüm kağıtları sayabilmesine ve en doğru kararları verebilmesine rağmen o gün 2...
...akinesinin kapağını aç. Akıttığın bulaşıkları makineye diz. Nerede kalmıştık? Yirmi bir, yirmi iki, yirmi üç. Masadan servisi al; yirmi dört, yirmi beş, yirmi altı. Mutfak lavabosuna silkele, yirmi yedi, çekmeceye koy. Daha çok...
...a merhamet duymamızı istemiyor. Sahnenin sonunda Suzan kesin bir tavır koyarak Emre’den ayrılacağını söyleyip masadan ayrılıyor. Tabii Cemal’den gelen telefonun da bunda etkisi var. Yolculuk ihtimali dahi insanı değiştirmeye ye...
...koku ne kokusu diye düşünüyorum deminden beri. Tayfun, üstü birçok deney gereçleri ile dolu olan karmakarışık masadan eldivenli elini kaldırarak az ileride duran tüpün içindeki cam boruyu işaret etti. - Bak onunki şurada. - Çok...
...da buna mukabil çoğalmıştı. Sürekli ellerindeki çayları, limonataları yahut dondurma ve çeşitli tatlıları bir masadan öbürüne bırakırken, hızlı adımlarıyla her tarafa koşuşturuyorlardı. Yan masadaki tansiyon ise hızını kesmemiş...