...vardı. Müdavimlerden Mekri Necip, Adalı Ethem, Daltaban Ali ve Tulumbacı Hüsnü yancılarıyla birlikte tastamam masalarına oturmuş, bir taraftan o gün yaşanan olaylar ve elde ettikleri hasılat üzerine konuşurlarken diğer taraftan ya...
“masaları” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
masaları, masaların, masalarına, masalarında, masalarındaki, masalarından, masalarını eşleşmeleri dahil edildi.
...umun bacaklarından sıyırdığı andaki şeklini koruyan pijama altı, üstü kim bilir nerede. Küçük oğlanın çalışma masalarında boyalar, kâğıtlar. Panosunda yeni bir resim asılı. Telefon çalıyor. Babam. Gece uyuyamamış, “Bir uyku ilacı y...
...ka bir ses duyulmuyor. Garip bir koku geliyor burnuma o an. Islak yerlerin üzerinde dizili bir düzine masaya, masaların üzerlerinde ters çevrilip duran sandalyelere takılıyor gözlerim. Başım çatlayacak gibi ağrıdan. “Hadi abim. İ...
...Ne Yusuf’un camiye gitmemesini ne siyah giysilerini ne de garip takılarını dert ediyorlardı. Hatta kimi zaman masalarına oturtup alışamadıkları müziği açtırtıyor, şarkıları birlikte dinliyorlardı. Yusuf artık herkesin iblisiydi. O...
...am o saniyede bakışlarını kadının dudaklarına odakladı. Kelimeleri seçiyordu. Garson “Hemen geliyor,” diyerek masalarını terk etti. Adama sormamıştı. Kadın omuzlarını dikleştirerek arkasına yaslandı, eliyle çantasını düzelterek ad...
...yok mu!.. İşsiz kalma ihtimali her anlarını zindana çevirmeye yetiyordu. Restoranın camla ayrılmış yola bakan masalarından en sağdakinde iki kişi oturuyordu; Serap ve Tayfun. Yağmurun dinmesini bekliyorlardı. Serap’ın giyim kuşamınd...
...eleriyle. Bin fikir geçer aklımdan her nota uğradığında kulağıma Din fakir besler, şeyhlere soda yetmez iftar masalarında Dörtnala koşar kimisi kısrak Ört üstünü yalanların ulaşmadan ulağıma. Dost acı söylemeden gerekli farkındalık...
...n, “Aman ha! Dikkat et. İyi müşterimizdir,” demesi biraz tedirgin ediyor onu. Gün boyu restoran ve havuz başı masaları arasında dört dönerken yorgun düşen dizleri ağrıyor. Gece yarısı iş bittikten sonra kendini yatağa atar atmaz...
...an bir de sımsıcak güneş doğarsa rengârenk açarlar diye. Pembe güllerle bile yarışırlar belki. En neşeli dost masalarındaki boş bir sandalyeden, Karşı koyamayacağı ondan çok büyük dünyada yaşam mücadelesi versin diye yaratılan cılız...