...rgunlukla, bu ağır bedenle eve yürümek… Belki bir saat… Belki daha fazla… Üstelik gece… Üstelik yağan yağmur… Mırıltıları Mercan’ı iyice kamçıladı. Toparlandı. Çıkışa yöneldi. Diğer korkusuyla yüz yüze geldi. Kasanın başında bir to...
“mırıltı” sözcüğü
4 yazıda 4 geçiş bulundu.
mırıltı, mırıltıları, mırıltılarını, mırıltılarının, mırıltıya eşleşmeleri dahil edildi.
...i bozmadan satırların arasına gömüldüm. Tel süpürgenin mermere hızla sürtmesinden çıkan sese rağmen, Bahar’ın mırıltılarını işitebiliyordum. “Ne söyleniyorsun yine? Duymuyorum?” Gülmemek için dudaklarımı iyice yayıp, gergin tutmuştum...
...ar? Çığlık sesleri geliyordu kar tepeciklerinden. İnsan yokluklarından gelen sesleri duyuyordu Lamia. İnilti, mırıltı değildi hiçbiri. Çığlık çığlığa bağırıyorlardı. “Kurtar bizi!” Derinlerden bir çocuk sesi duydu, kadife gibi...
...inlerden. Eve gelince ben hemen yatağıma attım kendimi, gecenin karanlığında içeriden gelen ayak seslerini ve mırıltıları duyuyordum. Gidip bakmaya ve göreceğim kişiyle yüzleşmeye hazır değildim. Aklıma lazer kesim bıçaklar geldi....
...çıkan tok sesi dinledi. Arkalarda gençten bir çocuk türkü mırıldandı. Yakınındakiler için kulağa hoş gelen bu mırıltı. İleridekiler için ara ara belirip yok olan sinek vızıltısı gibiydi. Yolculuk devam ediyordu. O sırada bir yı...
...lması gerçekten ürpertmişti onu. Birkaç saniye sonra içinden ''sen bir aysın ben kara gece'' gibilerinden bir mırıltı duyar gibi oldu. "Lan , abiciğim napıyosun ya?"' dedi o ergen gibi çatallaşan sesiyle. İçindeki Rüştü öhöm öh...
...çabaladı. Arabi, farisi, kürdi, süryanice, türkçe, fransızca bilen Şevket hangi dil olduğunu çözemedi hocanın mırıltılarının. -Derdin nedir ? Basir hoca Şevket'in karşısına rahlenin başına oturur oturmaz bunu sordu yerdeki yüz yıllık...
...kılmaz. Yazının içeriği okuyan için önemli, yazılan okuyucu için değerli, benim arzum yazmak üzerine, kağıdın mırıltılarını duymak üzerine, sayfayı bitirmenin keyfi seyrine, temiz bir sayfaya yeniden başlayacak olmanın heyecanı düşsü...
..., benim annem öldü, benim annem öldü... " Nuri kafasını Hıdır'ın göğsüne vuruyor, ileri geri sallanarak bazen mırıltı, bazen hırıltı, bazen tekdüze, duygu barındırmayan fakat korkutucu sayılabilecek bir ses ile tekrarlıyordu; -...
...akmış "onu kaybedemem, aşığıyım" demişti. "onu kaybedemem" derken gür çıkan sesi "aşığıyım" derken acıklı bir mırıltıya dönüşmüş bay vicdan ve Hıdır uzun uzun bakışmışlar, Nuri'nin "kahvaltı hazır" diye mutfaktan bağırmasıyla hes...