...uruyor. Babam tek tek kanalları geziyor. Televizyonun sesi bile aramızda büyüyen sessizliği yırtamıyor. 17:00 Montumu giydim, yanına geldim. Yüzüme bakmıyor, sanki yokmuşum gibi. Montum sırtımda, çantam yanımda karşısındaki ka...
“montu” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
montu, montum, montumu, montumun, montun, montuna, montunu, montunun eşleşmeleri dahil edildi.
...olarak kendimi suçlardım. Ama ifadesi mizacındanmış, değişmemiş. Kestanelerimiz hazır. İyice ağzını kapatarak montumun iç cebine yerleştiriyorum. Sıcaklığı hakikaten içimi ısıtıyor. Babam gideceğim yeri soruyor. Gideceğim bir ye...
...dı. İçtiği üç bardak çay sıcacık bir battaniye etkisi göstermişti hemen. Masayı toplamadan çıkmak zorundaydı. Montunu ve ayakkabısını hızlıca giyip anahtarını avuçladığı gibi dışarı attı kendini. Düşen yapraklar ve çöp poşetler...
...dört duvar arasında sıkıntılı bir şekilde ileri geri dolandıktan sonra sonunda dayanamayıp kapımın arkasından montumu sırtıma geçirip kendimi ölü hayvan kokusunun ve sineklerin hapsedildiği sokağa attım. Kimseye anlatamadım içi...
...avuçları dolu olmasına rağmen bunları da alıp attı. Deniz, hiç konuşmadan onları izledi. Ellerini derin cepli montuna sokarak avuçlarını sıktı. Çöpçü olmanın onun için acı bir yanı yoktu ama insanların bu kadar saygısız olmasın...
...başlıyorum galiba. Bank her gün olduğu gibi geceden kalma soğukla iyice kaynaşmış. Neyse ki babamdan yadigâr montum sıcak tutuyor. Allah rahmet eylesin, bana güzel anılarla birlikte bu sıcaklığı da bıraktı. İşte şu, gözlerimi...
...niz bu lafı bekliyormuş da, isabet olmuş gibi hemen fırladı yerinden; "arabada bekliyorum seni o zaman" dedi, montunu giyip çıktı. Ben ayağa kalkmış öylece duruyordum. Açık valizine etraftaki birkaç eşyasını koydu. Küçük valizi...
...rakmıyordu. Çok kalın giyindiği söylenemezdi. Ama ince giyindiğinden emin olunamazdı da. Üzerinde bir ceketi, montu yoktu ama bunun yerine altı yedi kat üst üste giyinmiş de olabilirdi. Buradaki çocuklar böyle giydirilirdi. E...
...m poşetten bir paket kaşar peyniri yuvarlandı ayaklarının dibine. Telâşla aldı onu yerden. Önce eliyle, sonra montunun koluyla silip bana uzattı. Alışkanlık… - Sizde kalsın, dedim. Lütfen… Gözlerinin içi parladı. Gülümsedi. Bakı...
...gibi görünmeleri gerektiğini öğretmemişler miydi? Tanzimat Fermanı'nın tarihini kaç tanesi biliyordu? Üzerime montumu giyip, çıktım. Hava soğuktu. Henüz on beş dakika vardı ezana. Hatırladığım kadarıyla İmam ezana kadar Müslüma...