İstiklal Caddesi’nin etrafındaki dar sokaklardan birinde otururduk. Beş katlı bir apartmanın, duvarlarından sıvaları dökülen, rutubet kokulu bodrum katında. Başımızı küçük pencereye kaldırdığımızda sokaktan geçenlerin ay
“muratın” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
Soner derin bir iç çekti. Tüm hayatlar onsuz daha güzeldi. Bu mevsimde normalde portakal olmazdı. Anlam veremedi. Uzanıp portakalı tırnaklarıyla soymaya başladı. Biraz beceriksiz olsa gerek, sıçrayan suyu defalarca gözün