...eydi tekrar. Güneş binaların ardından yükseldi yükselecekti. Gözleri sokakla tanışmaya çalışıyor gibiydi. Çay ocağının bulunduğu tarafa baktı. Tarihi caminin kapısını çaprazdan gören mozaik kaplı apartmanların altında gösterişt...
“ocağı” sözcüğü
13 yazıda 20 geçiş bulundu.
ocağı, ocağım, ocağımıza, ocağın, ocağına, ocağında, ocağındaki, ocağından... eşleşmeleri dahil edildi.
...elini kaldırdı. ‘’Kendine iyi bak yeğenim, kusura bakma seni de yolundan ettik. Gelirim belki çalıştığın çay ocağına. Sağ olasın. Uyma kimseye, ekmeğine bak, zor valla bu devirde ekmek bulmak.’’ Hüseyin, bir şey söylemeden eli...
...an öksürük sesleri… Yan komşusu Hüseyin, “Sabahın hayrola komşum,” diye selamladı çitlerin ardından. Firdevs, ocağı yakarken dumandan sulanan gözlerini kırpıştırarak aldı selamını. “Sağ ol emmi. Senin de sabahın hayır ola.” T...
.... Ekipmanın içindeki hazır yemekleri yedik. İyice karanlık çökmüş ve hava daha daha soğumuştu. Çantamdaki gaz ocağını çıkardım. Yanmadı. Tırmanırken sendeleyip düşmüştüm. Arkama doğru düştüğümden sırt çantamın içindeki gaz oc...
...m, bugün gitme okula…” dedi. Anlamadım. Daha fazlasını da, soramadım… Mutfağa geçtim. Hep tembihlediğin gibi, ocağı söndürdüm. Bekleyecektim, “çay fazla kaynayınca güzel olmuyor.” Oturdum. Camın önünde, yeni açılan perdeleri,...
...Alelade mendiller koydu tezgâha bakkal. Biraz sinirlenmiştim, ellerim titriyordu haliyle. Geri döndüm sağlık ocağına. Doktor erken gelmiş. Beni çağırdı hemşire. İçeri girdim, yüzüme bile bakmadı doktor: -Şikâyetiniz? Nasılsa b...
...Cemal’in koynuna kondu. Gündüzden mesajlaşmışlardı. Çimen gözlüsü bir gün önce teskeresini alıp gelmişti baba ocağına. Gece el ayak çekilince evin arkasındaki çardakta buluşacaklardı. Konuşmamız lazım demişti Cemal. İki yıllı...
...rdu. Her sabah erkenden kalkar, ocaktaki külü karıştırıp geceden getirdiği çalı ile ateşi tekrardan harlardı. Ocağın üstünde gün boyu kaynayan kara güğüm ile çayını demler ilk çayını sarma tütünü ile öksürükler içinde içerdi....
TÜRK EDEBİYATININ ÖN SÖZÜ : HALİDE EDİP ADIVAR “Biz zavallı insanlar, kalplerimizin elinde birer oyuncaktan başka bir şey değiliz.” Bırakın kadın bir yazar olmayı, kadın olmanın bile zor olduğu dönem, tüm cesareti, yeten
...ir amcasına karı oluverdi çarçabuk. Tertemiz bir ev… Çamaşırlar yıkanmış, gömlekler, pantolonlar ütülenmişti. Ocağın üstündeki tencerede akşam yemeği de hazırdı. Açıkta kalan turşunun eve yayılan kokusu uzaklardan anılar serpi...