...tan rüzgar vursa bir tını koparacak göğsüm hiç olmadığı kadar sıkışık nefes dahi almıyorum papatyalar kesiyor önümü yürüyemiyorum. sahneler sahneler sahneler neden hep aynı şeyler var perdede perdede ölü bir sineğin kanatları...
“önümü” sözcüğü
3 yazıda 4 geçiş bulundu.
önümü, önümüz, önümüzde, önümüzdeki, önümüzden, önümüze eşleşmeleri dahil edildi.
...ak bilmeden akıp gidiyor, insanlar, hayvanlar, bütün canlılar hep bir amaç içinde, hep bir koşturmacada fakat önümüzdeki zamana ulaşmak için şu anımızı yaşamıyoruz, anımızı kaçırıyoruz. Yahut bir şeylerin gerçekleşmesi için hep ba...
...endini düşünmek istese bile, yaşadığı toprakların ağırlığı sırtına çöker. Her sabah elim, dünya dolusu haberi önümüze seren o küçük kutuya gidiyor. Ama uzun süredir yüzümüzü güldüren bir haber yok. O kutu, artık sadece yıkılış...
Şimdi bir odada oturup beni bekliyorsun eskisi gibi körpe heveslerin her şey dün başlamış gibi izliyoruz önümüzde ne varsa sessizce bir bakmışsın yan yanayız en uzaktayken bir bakmışsın susup izliyoruz öylece iki satırın belini...
...ğmayacakmış gibi. Bu düşünce küçük bir ürperti olarak yüzümü yaladı, alnımdaki bebek saçlarım dikleşiyordu ve önümü daha sıkı kapattım. Kaybedeceğim hiçbir şey yokmuş gibi bunca süre bu aşk denen oyunu oynadığım için özür dil...
...gelen sahneler aynıydı. Birinde; kol kolaydılar, tören askerleri gibi dimdiktiler, bacaklarını savura savura ‘önümüze gelene bir tekme!’ diye sokaklarda diğer çocukların üzerlerine yürüyorlardı. Diğerinde, hangisinin annesi pen...
...dan “Bir paket mendil 1 lira!” diye gücümüz yettiği kadar haykırıyorduk. Her bir pakete bir hikâye uyduruyor, önümüze çıkan herkese hikâyelerimizi anlatıyorduk. Birkaç saatliğine oyunlaştırmıştık hayatımızı. Birkaç saatliğine b...
...e soğuk, kendine hasret baharlarım. Bir şarkının melodisine düştü yolum. Karanlık kalabalıklardan göremiyorum önümü. Sesimde akordu bozuk enstrümanın ölümü. Tuzun eli kulağında, ki ne fayda. Yaramda şimdi bir asır acı gömülü....
...etmeyi kendimize yol belirledik. Hep çekindik çevremizden. El âlem ne der kaygısından kendimizi kurtaramadık. Önümüzdeki bu engeli aşamadık. Dirayetli, kendi kendine yetebilen biri gözükmek için kendimizi paraladık. Ne modaysa onu...
...z yok. Öylece oturuyorum karşında, belirsizliklerden tedirgin, sıkıntılı. Daha çok uzun bir tedavi süreci var önümüzde. O anda ne yarın öğlene doğru sepsise gireceğini biliyorum, ne de öleceğini dokuz gün sonra. Seninle vedalaşm...