...in içinden. Baban da öyle demişti. “Yabancıya verilecek kızım yok benim!” Nuh dedi peygamber demedi “İki adım ötedeki şehirde yaşayan yabancı olur mu baba?” desen de. Yetmedi, evlerine gidip dönüşte oturdukları mahalleyi, annes...
“ötedeki” sözcüğü
8 yazıda 8 geçiş bulundu.
ötedeki, ötedekileri eşleşmeleri dahil edildi.
...dayan anahtarlarla düşmüştü çarşının yoluna. İlk işi bankaya gidip alın teri parasını çekmek, sonra iki sokak ötedeki bir başka bankaya on gün gecikmiş kirasını yatırmak –ev sahibi alışmıştı bu duruma, kuru temizlemecide kaç ha...
...bir heyecanla koyulmuştum yola. İlk olarak bodrumda sessiz sedasız beni bekleyen emektar bisikletimi üç sokak ötedeki bisikletçiye götürdüm. Fren, vites kontrolleri, lastiklerin şişirilmesi, zincirin yağlanması derken çıkmıştım...
...ki bozukları bardağa bıraktı. Dilenci yine sessizdi. Bakışları kimsenin göremediği diyarlardaydı. Birkaç bina ötedeki pastaneye geldiklerinde kapı önüne atılmış masalardan birine oturdu İbrahim Başkomiser. Sandalyeyi çökmesini...
...erine yollamıştı sanki. Sigara dudağında karşısındaki Genel Müdür odasına girdi, ardından Tuncay. Birkaç adım ötedeki polis hemen toparlandı. Zavallı bekçi makam masasının tam karşısında, yüzüstü yatıyordu. Başından sızan kan b...
...sola manevralar yapıyor, ani yükselişler ve inişlerle saldırıları atlatmaya çalışıyorlardı. Kargalar iki bina ötedeki çatıya kondular. Ardı ardına birkaç karga daha yanlarına ilişti. Çok geçmeden kargalardan üçü havalandı. Diğe...
...Ben bilmezdim düzüşmeyi, soysuzluğu. Anne nasıl olur onu da bilmezdim. Benim babaannem vardı. Evden iki sokak ötedeki tuvaleti beklerdik gece yarılarına kadar. Babaannem öğle saatlerinde peçeteyle para tasını yana çeker, yarım...
..., mutlu olamadık ya papatyaların umuda benzer gönüllerinde ve güneşin dostluğuyla-ki o hep ısıtırdı içimizden ötedekileri. Evet, insanoğluyduk çünkü. Bazen çok şey, bazen sadece koskoca ‘hiç’lerin içinde yüzmeyi bilmeyen boğulanlar...
...ıkları olduğuna dair yargımı yıkmıştı. Gayet sağlıklı gıdalar tüketip, günlük süt içiyordu. Her sabah 5 sokak ötedeki fırından yulaflı ekmek alıyor, pekmez ve tahini özenle dilimine sürüp yiyordu. Açık çay içip şeker kullanmıyo...