...ndan daha genç göstermişti. İşte, karşımdaydı. Onu etten ve kemikten, kanlı canlı hâliyle görmek… Aynı masada oturduğumuza inanasım gelmiyordu. Kırlaşmış saçlarıyla uyumlu, metal çerçeveli gözlüğünü takmıştı. Gözleri iki siyah zeyti...
“oturduğumu” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
oturduğumu, oturduğumuz, oturduğumuza eşleşmeleri dahil edildi.
...indeymiş gibi hissediyordum. Kalbim her kâğıt dağıtılışında yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Birkaç el diye oturduğumuz masadan akşam olunca kalkabildik. Lady tüm kağıtları sayabilmesine ve en doğru kararları verebilmesine rağmen...
...çin yozlaşmanın arttığını düşünüyor olabiliriz. Çünkü katman kaldırmaya gerek kalmadan, teknoloji birçok şeyi oturduğumuz yerden bize sergiler oldu. Sadece insan sayısının artması bile, sistemin bozulma hızını ışık hızına yaklaştır...
...başka yollar bulur. Dil ile yapamayan şiddetle! Şiddetle yapamayan dille! Masayı devirmek. Bardakları kırmak. Oturduğumuz yokuştan aşağı masayı yuvarlamak... İkide bir gelen garsona okkalı bir tokat atmak... Mekânı dağıtmak, yerle...
...le olduğunu öğrendiğim bir kadındı bu. Nilgün adındaki kadın içimi okurmuş gibi bana bakarak daha önce nerede oturduğumu sorduğunda, tüm gözlerin üzerime çevrilmiş olduğu ve ortamın sessizleştiğini fark ettim. Ya kendimden bahsede...
...yalan söyleyeyim, ben kendi adıma böyle bir soruya hiç hazır değildim. Bunu ilk kez o an düşündüm: “Bu soruya oturduğumuz yerden cevap vermek mümkün değil. Çünkü hiçbirimiz onun yerinde değiliz.” Ünal haklısın anlamında başını sall...
...toplum, oduna nasıl saygı gösterebilir ki? Gösteremez. Göstermeli… Sadece oduna değil. Mesela her gün üstünde oturduğumuz koltuklara, içinden bir şeyler içtiğimiz bardaklara, bindiğimiz atlara saygı göstermeliyiz. Birazcık saygınız...
...hayetinde fani olan hayatımızı bitireceğiz, gideceğiz. Hadi cesaretimizi topladık tamam ama nedir ki bu kıyı? Oturduğumuz koltuk, gittiğimiz iş, hayatımızda bulunan teknolojik cihazlar yoksa dostlar/arkadaşlar mı? Herkesin kıyısı t...
...lıma takılan hapı suyla mı? Sanırım fitil şeklindeydi- Gel dedim bir soluklanalım bir düş için bile fazla bu. Oturduğumuz pastanede bir arkadaşa rastladık, ortak dostumuzdu. Orhan abi dedim pek dalgınsın bir Veli tavrı var sende. “...