...Tahir cebinden bir tütün tabakası çıkardı. İnce kıyım Diyarbakır tütününü cigara kağıdına yatırıp kalın-kirli parmaklarının arasında ileri geri ovaladı. Sonra, İdris'e dönüp "keyif otu da katayım mı?" diye sordu. İdris, ikiletmeden "...
“parmaklarını” sözcüğü
26 yazıda 26 geçiş bulundu.
parmaklarını, parmaklarının eşleşmeleri dahil edildi.
.... Daha fazla tutamadan olduğu yere kustu. Bir top gözyaşı kustu. Sonrası kolaydı, gözler işini bilirdi. Sızdı parmaklarının birleştiği çizgilerden çok daha fazlası. Ahmakıslatan! Hep o ıslanırmış ayrılık sonrası yağmurlarda, hem de i...
...emen arkasındaki söğüt ağacına bir kedi kıvraklığında tırmanmış ve ardından binanın çatısına zıplayıvermişti. Parmaklarının ucuna basa basa çatı kapağına kadar yürüdü. Kapağı yerinden dikkatlice kaldırarak çatı arasına girdi. Sırtın...
...ir tavan olmuştu. Görüntüsü netleştiğinde, ellerini havaya kaldırıp gözlerinin önüne getirdi. Gördüğü robotik parmaklarını sürekli açıp kapattı. Ellerini metal plaka ile kaplanmış gövdesine yasladı. Nefes mi? Hayır, kalkıp inen bir...
.... Gözlerin buğulu. O buğunun içindeki özlemle karışık küskünlüğü görür gibiyim. Zarfı masaya bıraktın, mektup parmaklarının arasında. Neden kokladığına anlam veremedin. Gözlerini kapattın istemsiz. Sanki ben koktum. İçine çekmeye uta...
...a çalışarak kendime bir çıkış yolu arıyorum. Yanağındaki beni, çatık kaşlarının alnında yaptığı izi, biçimsiz parmaklarını düşünüyorum. Sabahları erken uyandığında nasıl sinirli ve çekilmez biri olduğunu, çocuk ruhunu ve hatta -de’l...
...n pantolonu paçasından dizine kadar yırtık, kravatlarsa çoktan fora edilip bir yerlere fırlatılmış. Aynı anda parmaklarını dudaklarına götürüp sus işareti yapıyorlar. Faydasız, daha beter kıvranıyorlar gülmekten. İlerideki bankta ya...
...“Hastayım ulan şu herife!” derdi. Annem değil tabii. Annem öyle lanlı lunlu konuşmazdı hiç. Sigarasını ojeli parmaklarının arasına alır ‘aç lan şunun sesini’ diye bağırırdı. Çekirdeğe çiğdem, simide gevrek, bana gavat derdi! Ne güze...
...onun sevdiği yemeklerle kuruyordum akşam sofralarını. O akşam için de onun ağzına layık bir yoğurt çorbasıyla parmaklarını yiyeceği zeytinyağlı enginar yapmıştım. İşten erken çıkmış meğer. Ummadığım bir saatte eve damlaması bütün pl...
...geldiği yöne baktı sonra. Mükremin’di gelen. Elindeki siyah poşetten bir şey çıkarmış, Çetin’e gösteriyordu. Parmaklarının arasında tuttuğu şey, parlak bir bilyeydi. Omuzlarını silkti Çetin. Bir torba bilyenin gücü bile onu dışarı ç...