...ğız dolusu küfür ve aşkla hem de... *** Zamanın sabırla eskittiği, ahşap, her daim tatlı bir tonda gıcırdayan penceremden izliyorum bu adamı, kader ortağım olan penceremden... Hatırlıyorum da; ilk sigaramı burada içtim, ilk sevdiği...
“pencerem” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
pencerem, penceremde, penceremden, pencereme, penceremi, penceremin eşleşmeleri dahil edildi.
Bir deli İstanbul vuruyor penceremin camına Gözlerim seçemiyor yağmurlarını Hava soğuk, yanım ayaz, gecelerim sana Ulaşamıyor yorgun sesim kulaklarına Sen yine, o çok kalabalık yabancılıkta İnsanoğlu vahşi, Ruhum karışamıyor savaş...
...aklarıma baktın. Islanmışlardı. Pijamamın paçasında su lekesi vardı. “Yanıma gelsene.” Yaklaşmıştım. Sırtında pencerem vardı, örtülüydü. Onun ardında güneş olmalıydı, aydınlık sarısı perdenin üzerinde hareket ediyordu. Bir elini...
...kendime kahve koyarım. Kahve demlenirken, biraz dans ederim. Kocaman fincanım ellerimden taşarken, her yudumu penceremden dışarı bakarak içerim. Kırık çatısı ile güzelim sokağımızın tüm ihtişamını bozan Sırça Apartmanı’nın beşinci...
...esaileri. Ve hiçbir güç değemez yüreğimin akışkan nehirlerine… Biraz uyaksız şiirler, uykusuz yıldızlar bırak pencereme. Kokularında çıldırmış bir ay’ın güzelliği olsun. Bitkin ve yalnız Ve huysuz gecelere inat olsun sözlerin. Bi...
...ceremden dünya çok dardı Kapımdan çıktığında nasıldı acaba ? Soğuk bir kış günü Tüm varlığım Gittiğin kadardı Penceremin pervazında.
...anla beklerken... Saçım başım dağılmış, kan ter içinde çıktım bir sabah yataktan. Dışarıda kuşlar cıvıldıyor, penceremden ılık bir rüzgâr giriyor ve ben gülümsüyorum. İçim kıpır kıpır, öyle bir heyecan ki bu tarifi mümkün değil. Ok...
...ihi yarım adaya bir reverans sancaktan yeşiliyle Ve camiden bir seda yükselir “Allahu Ekber" diye... İstanbul penceremden gelen çat kapı misafirim, bu gece, Hiç sormaz mısın ey koca şehir, cuma akşamı müsait misin diye? Sıcağı beri...
...enine oturur, saçlarını kuruturken başparmağıyla gitarının tellerine dokunurdu. Müziği her duyuşumda sessizce penceremin kenarına gider, orada sessizce dururdum. Çok güzel gitar çalardı, bazen şarkı da söylerdi. Sesi, ergenlik çağ...
Bir minik su damlası vuruyor güneşin doğmaya mecali olmadığı pencereme. İki Üç. Yağmurun sesi kulaklarımda, hissini hiç sorma. Zaman çirkin küçük, yağmur temizlemeye yetmiyor artık sokaklarını bu kentin. Zaman çirkin, yerler kan...