...“Olmaz!” dediler. “Hava serin bugün, üşütürsün, zaten astım hastasısın, kalbin de var,” Küsüp odana çekildin. Pencerenin önüne geçmeden elbiseni giydin. Fıstık yeşili, plise etekli elbisen şimdi üstünden dökülürcesine bol geliyor....
“pencerenin” sözcüğü
33 yazıda 36 geçiş bulundu.
...ını yaktığını söylemek yerine ortama ayak uyduruyordu. O günleri anımsadığında dudağına dokundu; alev alevdi. Pencerenin ardında lodos keyfince hükmünü sürüyordu; o geceki gibi. Başka şeyleri de anımsadı: Sağa sola savrulan dallar...
...bekleyen. Çaya eşlik eder bitter çikolata. Acır ağzım, yaralarım kaşınacak, kanayacak bilirim. Öylece orada, pencerenin sabah güneşini alan kıyısına serilir bedenim. Gün eteğini toplar getirir sofra gibi sabaha. Çay, siyah zeytin...
...yen makineler üretilmişti. Sara da bu makinelerden biriydi. Mavi metalik parlayan gözleri, dışarıyı izlerken, pencerenin camından kendi yansımasına odaklandı. Arkadaşı kabloları çıkarmayı bitirdiğinde Sara ayağa kalktı ve pencerey...
...gösterdi varlığını. Daha da güçlendi. Koca bir duvar gibi dikildi karşıma. Ben de "aklımın ipini salıverdim". Pencerenin önünde akşam üzeri serinliğinin verdiği hafif serinlemeyle, omzumdaki şalı biraz daha sardım zayıf ve bitkin...
...anlaşma yapmışlar gibi sessizce yediler yemeklerini. Tatlıyı da çayın yanında getirmişti Ayşe Hanım. Salonda pencerenin önünde karşılıklı duran koltuklara oturmuşlardı. Söze nasıl başlayacağını bilemiyordu Necmi. Ayşe Hanım da bi...
...iye düşündü. Hatta bunu sesli söyleyecekti neredeyse ama kendisini tuttu. Akşam yemeğinden sonra sokağa bakan pencerenin önünde bitki çayını yudumlayarak kitap okumak yaptığı en güzel rutiniydi ona göre. Ama yetişemiyordu işte. O...
...emeyen güneşin, öğleye doğru camlarımızı yalayıp geçmekten başka çaresi yoktu. Dışarıda gördüğümüz tek canlı, pencerenin önüne oturmaya gelen sarı kediydi. Onun için toprak düzeyinde olan pencere, bizim için kollarımızı uzatamayac...
...iş on binlerce insan, şehirde uzun yıllardır böyle bir yağmur görmediklerine yemin billâh ediyorlardı. Üçü de pencerenin önünden sokağa bakıyorlardı şimdi. Kaçışan insanlar, araba altlarına sığınan kediler, ıslak kuşlar ve dumanda...
...kapatmadan ağzına dikip biranın yarısını götürdün. Diğer yarısıyla salona döndün. Mektup masanın üstünde, sen pencerenin önündesin. Sadece donunla. Akşamın o saatine rağmen temmuz sıcağı hâlâ cama vuruyor. Karşı apartmandaki sekse...