...değildi. Mutfağa geçti. Çaydanlığı ocağa koydu, demliği özenle üstüne yerleştirdi. Sağa sola bakındı. Her yer pırıl pırıldı. Kendine iş yaratmak istedi. Mutfak tezgâhını sildi. Bardakları raftan aldı, tek tek kontrol etti. Pa...
“pir” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
pir, piramidinden, piramit, piramitler, piramitleri, piramitlerinden, pirandello, pirandellonun... eşleşmeleri dahil edildi.
...isi daha tatlıydı oysa. Üniversitede okuyormuş. Gönül vermiş, “Düştü düşecek” denilen yerin ayağa kalkmasına. Pırıl pırıl gözleri vardı. Umut dolu bakışları. Dipdiri, capcanlı halleri. Koliler doldukça ağızları kapatılıp ba...
...irminci yüzyılda üç yazar; huzursuzluğumuzu, acılarımızı ve korkularımızı en iyi şekilde dile getirdi. Bunlar Pirandello, Kafka ve Borges’tir.” –Leonardo Sciascia O güne kadar burnuyla oldukça barışık bir hayat sürmüş olan Moscard...
..., kemeri depreme ve rüzgâra karşı daha dayanıklı olması için hafif bir şekilde tasarlamıştır. Kemerin 5 ayağı piramit şeklinde tasarlamıştır. Ayaklar üstte 7,70 metre, ortada 10,70 metre, temelde ise 17,70 metre olarak piramit...
...olmak lazımmış ya da evin işini yapan birisi olacak. Ya da en iyisi deniz feneri bekçiliği,” diye söylenerek pırasaları sert vuruşlarla doğramaya başladı; ama biraz sonra yanmaya başlayan gözlerini silip “Başlarım böyle işe!” diy...
...pistir. Kokudan yanına yaklaşılmaz. Çürümüş saz, çürümüş ot, ağaç, kamış, çürümüş toprak kokar. Kışınsa duru, pırıl pırıl, taşkın bir sudur. Yazın otlardan, sazlardan suyun yüzü gözükmez. Kışınsa çarşaf gibi açılır. Bataklıkl...
...un gibi olmayacaktı kızı. Bisikletlere bakmaya karar verdiler. Yüreği, sevinçten yerinde duramayan kızı kadar pır pır ediyordu. Kızı da mavi renkli bir bisiklet istediğinden görür görmez “Bu olsun,” dedi. Hatice, bisiklete...
...di. Nilgün bu değişime için için gülerken kaynanasının oğluna telefonlarına sinir olarak kendini şezlonglara, pırıl pırıl güneşin altına attı. Denizin ortasında olmak ona hiç güvenilir gelmiyordu. Onun için kendini bir sahild...
...nki. Bundan belki altmış yıl önce ölmüş bir kadının verdiği dersle anlamıştı ödevini. Altınlarının gramından, pırlantaların altından sayılıp sayılmayacağına, 24 ayarla 18 ayar arasında nasıl bir hesaplama yapılması gerektiğine kadar...
...dı. Sanki kasabada hiç öyle biri yaşamamış gibiydi. Ne ölmüştü ne yaşamıştı Hilmi abim. Kasabın önüne gittim, pırıl pırıl bir cep telefonu bayisi olmuştu. Uzun uzun izledim vitrini, tek tip giyinmiş genç çocuklar çalışıyordu...