...Alışkındı artık ter, sigara ve alkol kokusuna. Taburelerden birinde tek başına oturan kadını fark etti. Kendi rengini koruyordu kadın. Adamın yaydığı bütün griye rağmen koruyordu. Şaşırdı adam. Yaklaşmaya korkuyordu çünkü tekra...
“ren” sözcüğü
3 yazıda 5 geçiş bulundu.
ren, renaud, renault, rencide, rendeledi, rendelenmiş, rendelerini, rendeleyip... eşleşmeleri dahil edildi.
...ik düştüğünü, ne kadar az vakti kaldığını, bir dijital saatin bile onu nasıl rahatsız ettiğini, o soğuk metal rengin içini nasıl ürperttiğini, teknolojiyi sevmediğini, sevemediğini ve hiçbir zaman sevemeyeceğini düşünerek penc...
..., zonklayan şakakları yerinden bıkmışçasına dizinin kapağına göç etti, "Ahirim sensin" fısıltısıyla. Devetüyü renginde bir kitap seçmişti daha sonra da incelikle seçtiği kuşe kâğıda basılı kitabında son noktayı buldu. Sayfaya ak...
...bakmadan çiçekleri uzatıyor Kadın çiçekleri yavaşça alıp kokluyor Çiçeklerdeki tüm aykırı renkler aniden tek renge dönüşüyor Kül rengine Kadın çiçekleri yere atıyor Adam çiçekleri görünce şaşırıyor "N'oldu bu güzelim çiçekle...
...Ama artık... Ben bencil değilim diyemiyordu. İyi bir insan olduğunu artık bir türlü göremiyordu. Önünde duran renkli vazoya baktı. Renkleri sevmezdi. Daha doğrusu açık renkleri sevmezdi. O asla pembeyi sevmemiş bir kadındı. Gr...
...ı" olduğundan dolayı, hiç kimse bu isimleri aklına getirememişti. Ayrıca, bu ağaçların meyveleri de üç farklı renkten oluşuyordu. Mavi renkli olanlar geçmişe, sarı renkli olan şimdiki zamana ve kırmızı renkli olanlar ise gelece...
...bunla alakalı. En iyisi değildi belki ama en farklısıydı, en üretkeniydi Türkiye sınırları içerisinde. Kendi renklerimizi de yaratamıyoruz, belirlenen sınırların dışına da çıkamıyoruz. Bizim toplumumuzda aynı masaya oturan iki insa...
...at! " Hıdır gergin bir ifadeyle gülümsedi. "Yazlık çok güzel kumaş geldi , dikelim sana Hıdır bey, şöyle açık renk güneşi savuşturur bir üç düğmeli" dedi. Kumaşlara bakmak için kalktılar, Nuri tezgahın arkasına seyirtti indi...
...ı gibi. Bir bayram günü gibiydi çocuk, çıkabileceği en yüksekteki bir uçurtmaydı; bir kuştu en özgüründen, en renklisinden bir hediyeydi. Porselen kırıkları süpürdü kadın. Kendi kırıklarını da böyle temizleyip atabilseydi keşke çöpe...
...cıklar çıkar dışarı: “Neden?” Dudaklarda bir duman gürültüsü, içine çektikçe çoğalıyor sanki gökyüzü. Sesinin rengi değişiyor. “Seni seviyorum” derken farklı, “Bakarız” derken farklı, “Hoşça kal” derken çok farklı. Balkona çı...