...sela başına gelen iyi kötü her şeyi. Seni sen yapan tüm varoluşsal kaygılarını zamanla süzmek ve azaltmaktır. Rüzgâra ve dalgalara dökmektir içini, sonra bir bahar dalında yeniden filizlenmektir. Emektir zihnin sınırlarını yumu...
“rüzgâra” sözcüğü
13 yazıda 13 geçiş bulundu.
rüzgara, rüzgâra eşleşmeleri dahil edildi.
...avuçladığı gibi dışarı attı kendini. Düşen yapraklar ve çöp poşetleri adeta havada dans ediyorlardı. Ellerini rüzgâra karşı yüzüne siper eden bir sürü insanla beraber dar sokağı arşınlamaya başlamıştı. Eski arabası sokağın sonu...
...mera yaklaştı. Gözlüğün camını aşan otoyol hızla adamın içine doğru akıyordu. Şoförün lacivert fuları kendini rüzgâra bırakmıştı. Sarışın genç kadın ince boynunu sarmış rengârenk fuları sol yanına almış rüzgârla dans ettiriyord...
...tefek bir oğlandı ki her bir adımında kalabalıklar yutuyordu onu. Kalabalıklar arasında itiliyor, cılız sesi rüzgâra karışıyor, bacakları ağırlığından titriyor, kolları bedeninden bağımsızca savruluyor, üzerine bol gelen panto...
...maktadır. Kemerde yaya geçidinin gözleriyle beraber 33 adet göz bulunmaktadır. Mimar Sinan, kemeri depreme ve rüzgâra karşı daha dayanıklı olması için hafif bir şekilde tasarlamıştır. Kemerin 5 ayağı piramit şeklinde tasarlamış...
Bak şu işe. Yine aynı saatlerde geçiyor kapımın önünden sırma saçlım. Nasıl da savuruyor saçlarını rüzgâra karşı. Öyle aceleyle nereye gidiyorsun her gün, bir bilsem. Sorsam diyorum, insem aşağıya bir koşu. Kessem yolunu. Böyle...
...i değil Yaşamak lazım hunharca bir istekle Gökyüzünü sevmek yürekten yollar için lazım Koşmak lazım yollardan rüzgâra karşı Ama sevmek de lazım rüzgârı Öksüz, yetim, çoluk çocuk Bir gün oturup bir dilenciyle konuşmak lazım Avuç...
...ı. Sanki bu fırtınayı atlatamayacak gibiydi. Lodos şiddetini arttırdıkça arttırıyordu. Genç kadının sözlerini rüzgâra bırakıyor, konuştuklarını belli belirsiz duyuyordu. Gözlerini yorgun sandaldan alamıyordu. İplerini kopartsa...
...uş dalgalı sarı saçı beyaz kolsuz elbisesine dokunan kadın olmalıydı Havva’dan beri elden ele taşınan emaneti rüzgâra teslim eden. Uzun uzun defalarca baktı kadına; gözleri dalgaları aşıp ulaşamadı sığınacağı yüzün dinginliğine...
...karı süpürüp, toprağı gökyüzünün altına serdi. Parmağının ucunu kesip, bir damla kan akıttı mezara. Saçlarını rüzgara sundu Lamia, kadın kanına susayanların susuzluğunu zehirlemek için sabırsızlanıyordu şimdi. Toprak açıldıkça...