Üşenmedim, açtım sözlüğü baktım; sabır kelimesinin anlamı neymiş diye. “Sabır” ya da “dayanç”, zor koşullar altında cesaret ve metanetini yitirmeme duygusuymuş dediğine göre. Millet olarak en iyi başardığımız şey sabır o zama...
“sabır” sözcüğü
16 yazıda 20 geçiş bulundu.
sabır, sabırdır, sabırla, sabırlar, sabırlı, sabırlıca, sabırlıdır, sabırlıydı... eşleşmeleri dahil edildi.
...de İstanbul demişsen! "Baba tarafımdan Manisalıyız teyzecim." Halime halanın Nermin’in "teyzecim" deyişindeki sabırsız vurgusuna, dimdik duruşuyla dışarıya yansıyan vücut dilindeki yabancılığa falan dikkat ettiği yoktu. Aldığı c...
...sonraya bırak. Şirketin İnsan Kaynakları Müdürü olarak sana özel hazırlanan koltuğu dene bir bakalım.” Bu anı sabırsızlıkla bekleyen Müdür coşkuyla koltuğa oturdu. Duyduğu hazzı, yüzündeki mutluluğu tüm ortaklar fark etmişti. “İlk ko...
...ıra, tek tek, başka başka yerlerde doğdunuz. Doğum tarihiniz çok eskidir ama çok yaşlı sayılmazsınız. Babanız sabırsız bir adamdı. Hem sabırsızdı hem de aç gözlüydü. Siz de öylesiniz. Hem açgözlüydü hem de maceraperestti. Arkada...
.... Çıkış kapısına ilerledi. Sürgülü demir kapıdan çıkıp sağa yöneldi. Ağır ağır yol alan kamyonun hızlanmasını sabırla bekledi İsmail. Çok geçmeden mahalle arasına saptılar. Canı sıkıldı. Hayallerine kavuşması gecikiyordu. Çöp k...
...Bizi daha iyi anlayabilmen için.” Şöyle diyordu Profesör: “Sevmek, mesafe işidir. Ona ulaşmak için kimi insan sabırlıdır, yürür. Kimi insan acelecidir, koşar. Yorulunca, dermanı kalmayınca sevgiye küser insan ama dinlenir dinlenme...
...ana da aynısından söyleyin,” dedi. Yarım saate kalmadan zil çaldı. Kaskı kolunun altına sıkıştırmış delikanlı sabırsızlıkla iki poşet uzattı. Kâmil Bey teşekkür etti. Yemeğin bedelini ödedi, her zamanki gibi hatırı sayılır bahşişi ve...
...tim. İzin isteyip oturdum. Simsiyah saçları vardı. Maviş gözleriyle güzel güzel bana bakıyordu. Ne anlatırsam sabırla dinliyor ne eksik ne fazla bir şey söylüyordu. Ben içinde bulunduğum durumu, sıkıntılarımı, yer yer anılarımı...
...patatesini, soğanını alabilirlerdi sadece. Öğle yemeklerini üniversitede yiyemese; ete hasret kalacaktı ya. "Sabır" diyordu amcası “Sabır yeğen”. Onu dinleyip dayandı yoksulluğa. Ekmeğini eline aldığında evi köyden şehre oku...
...e başlamıştı. Alnına düşen uzun saçlarını arkaya atınca yüzünde gizli bir tebessüm belirdi. Her zaman ki gibi sabırsızdı, hisleri sürekli değişkendi. Karanlık ise oldukça sabit ve olgundu. Marmion sorusunu yeniledi ısrarlı bir şek...