...sohbet ettiler. Ayrılırken gazetesini aldı, katlayıp paltosunun iç cebine koydu. İyi işler dileyip uzaklaştı. Sağa kıvrılan sokağın ucunda gözden kayboldu. Az ötede duvar önünde, uyuklayan sokak köpeğiyle koyu yeşil üç çöp k...
“sağa” sözcüğü
70 yazıda 93 geçiş bulundu.
sağa, sağaltan, sağalttığı, sağaltıp, sağanak, sağanakla, sağanaktan eşleşmeleri dahil edildi.
...ldi. Bağırdı ona. Bağır! Bağır! “Beni neden sevmiyorsun?” Korkmuş gözlerle kendisine bakan kuşunu izledi. Bir sağa bir sola çevirdi kuş kafasını. Ayakları her an bir ileri iki geri hareket ederek kaçmaya hazırlanıyordu. “Ned...
...van’ın gözleri ne olduğunu sorarcasına ayaklarına kaydı. Ne yapmaya çalıştığına anlam veremeyince telaşlandı. Sağa sola bakındı. Nereye gitmesi gerektiğini şimdiye kadar nasıl olup da planlamadığına şaşırdı. Çıktığı kapıya d...
...Bir gelgitler düzeni İki uç arasında salınıp duran Bir aşağı bir yukarı Bir sağa bir sola Şuraya ya da buraya Sağanaktan sonra el ele tutuşan Güneş ile gökkuşağının Isıtırken kar toplayan Güneş ile aynılığı Sabah çiçeklerinin üzer...
...eri girmek için dil döküyorlardı. Boşuna çabaladıklarını anlamamakta ısrarcıydılar. Yağmurun şiddetlenmesiyle sağa sola dağıldılar. Yağmur uzun sürmemişti. Güneş yüzünü gösterirken az önce kaçışanlar tekrar toplandılar. Şişl...
...eketlerle titizlikle sokup çıkardıkça, başıyla onaylıyordu makinayı. Sıranın kendisine gelmesinin endişesiyle sağa sola bakındı delikanlı önce, kalkmaya yeltendi ama kondüktör başında bitmişti çoktan. Kondüktör yüzündeki sor...
...ılan tünelin ucu, iş merkezinin demirbaşı denilen Dursun tarafından tutulmuştu. Elindeki teli tünele salıyor, sağa sola çeviriyordu. Gelip geçen meraklı gözlere aldırmadan işini yapıyordu. Adım adım yaklaşan Serap ve Tayfun’...
...ay ilk defa vaktinde hazır değildi. Mutfağa geçti. Çaydanlığı ocağa koydu, demliği özenle üstüne yerleştirdi. Sağa sola bakındı. Her yer pırıl pırıldı. Kendine iş yaratmak istedi. Mutfak tezgâhını sildi. Bardakları raftan al...
...giderken yerini gittikçe koyulaşan karanlığa bırakmıştı. Şiddetini artıran lodos parktaki ağaçların dallarını sağa sola savuruyordu. Boğazın sarhoş suları kıyıya çarptıkça yükseliyor, sendeleyip beton yürüyüş yoluna düşüyord...
...önemli biri, önemli bir şey sanıyor.’’ demiştim kendi kendime. Sonra da alçak ancak uzağımda olmayan, ruhumu sağaltıp ona diginlik verecek olan o nahif sesi beklemiştim… Bakışlarımı karşılayan şey; kapının ardına sığmayan, oday...