...aşağı bıraktı. Ağzımdan çıkan çığlık öylesi bir çığlıktı ki güllerin dikenleri yerlerinden fırlayarak tenime saplandılar. Ellerimle gözlerimi kapattım. Olduğum yere çivilendim adeta. Ellerimi gözlerimden çektiğimde gözleriyle gözl...
“şapla” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
sapladı, sapladım, sapladın, saplamak, saplamalı, saplamıştı, saplanacak, saplanan... eşleşmeleri dahil edildi.
...ablaların öldürülmüş, başın sağolsun" çıktı. Sözcükler önce tek tek üşüştüler Nuri'nin kafasına saplandılar, saplandıkları anda aklını yara yara kök salmaya başladılar derinlere , sözcükler aklında delikler açarken idrak edemedi var...
...an’ın babası, diğerinin de Sami dayısı olduğunu görüp rahatlamıştık. Yanlarında getirdikleri sopaları toprağa saplaya saplaya yanımıza gelip kolumuzdan sımsıkı tutmuşlardı. Derenin yanından ıslanmış çıkınımızı almış, birbirimiz...
...ce alaycı bir şekilde. “ Bunu nasıl yapmayı planlıyorsun? “ diye sordu. Odun kırmayı bırakmış, baltayı kütüğe saplamıştı. Zeynep son derece kararlıydı. Bu iş, burada bitecekti. Üzerine doğru yürüyordu. Diğer Zeynep ise hala gülüms...
...ları yüzünden elini desteye doğru uzatmış olan Kemal'in bileğini kavradı masaya bastırıp demir zarf açacağını sapladı elinin üzerine. Beklemediği saldırı ile avlanan Kemal'in acıyla karışık çığlığını bütün han duydu, Hıdır'ın k...
...l. Her bir paragrafta aynı cümle yapısını kullanmaya başladığımız bu esnada ise kol saatli adam tezgâhına bir şaplak attı ve “İsterseniz size dijital saat satabilirim. Gerçek guguk kuşu sesi yüklenmiş olan bu elektronik cihaz,...
...an şeref madalyalarının eksikliğini hissedecekken, sokakta olduğunu ve ayak parmağının arasından diline doğru saplanan cam parçasını çıkardı beyninin sol lobundan. Olacak iş değildi bu; kaburga kemiğinden yapılan kadının damağın...
...cekti. Sonraları filmlerinde önemli karakterler olarak belireceklerdi. Genç Truffaut, ebeveynlerinin tırmanış saplantısı yüzünden sürekli bir başına kalmaktaydı. Bu durumdan çok sıkılınca mahallenin sinema salonuna takılmaya başla...
...Çoğa kalmaz, sokakta alırdı soluğu. Çocuklara diklenirdi. “Ağlamadım lan! Allah’ıma ağlamadım.” Kadın deriye saplanmış cam kırıklarını temizliyor. Genç adamın canı iyice yanıyor. Pınarlarında durmak istemeyen yaşlarını, gözlerin...
...sa, üzgünüm dostum bana gerçekleri sunma imkânı vermediğin için en büyük günahı sen işledin. Karının boğazına saplanmış şişin ucunun elimde, pembe bebek patiğinin al al olmuş bir şekilde ayaklarımın dibinde olduğu tabloyu sana su...