...k gözlerini yeni bir hedefe çevirmişlerdi: Basira’nın saklandığı zengin topraklar: Xarion. Alevlerin her yeri sardığı gezegeni tüm gücüyle savunan küçük Basira, yenik düşüp Belamir’in ellerine geçti. Belamir onu “Lamir” adıyla...
“sardığı” sözcüğü
7 yazıda 7 geçiş bulundu.
sardığı, sardığım, sardığımız, sardığında eşleşmeleri dahil edildi.
...an; dertleştiğimiz, dertlendiğimiz, çocuklarımızı ayağımızda sallarken hayaller kurduğumuz, mantı büküp sarma sardığımız, ilk telefonu bağlattığımız, önce siyah beyaz olan ve sonrasında renklenen televizyonun önünde çekirdek çitle...
...yıllık evliliğinin acısını çıkartıyordu. Onu tutup sakinleştirmek istedim. Ama sanki o annem değildi. Sımsıkı sardığım kollarımdan kurtulmaya çalışırken canımı ne denli acıttığının farkında değildi. Acıyı düşünmemeye çalıştım. B...
...ndan beni çepeçevre sarar ve nefesimi sonsuza kadar gökyüzüne karıştırır. Ucu bucağı olmayan korkunç dağların sardığı ve gökyüzünün her yerden göründüğü bir yer burası... Boşluğun ve gücün hüküm sürdüğü, güçsüzün hayatta kalmay...
...ine girmişti çoktan. Eliyle simitçiye işaret eden yaşlı adam ”Bir simit oğlum” dedi. Simitçi gazete parçasına sardığı kahverengi benekleri dökülen simitleri tek tek uzattı. Koyu bir kederin gölgesi düşmüş yüzüyle hızla geçen ba...
...keyifle babaannemi seyrederdim. “Hadi aslanım. Doyur karnını,” diyerek masayı gösterir, sonra gazete kağıdına sardığı şarabını dikerdi kafasına: “Sidik kokusu genzime işliyor. Ancak bu zıkkımla rahatlıyorum,” derdi. Başımı, kar...
...im sevgisiyle hayat bulurken, her nefesim onun için. Her anını nakış nakış işledim gözlerime, aşkını yüreğime sardığım gibi. Elleri ellerimi tutunca tüm korkularım son buluyor. Bir de sımsıkı sarıldı mı, tamamen o oluyorum. Gide...
...yakıcılığından daha hakiki bir ironiydi. Kim bilir… Aslı daha deli dolu ve afacandı. Sevdiği ise, işler sarpa sardığında kolay toparlayabilme yazılımına sahip biri değildi. Ne o ne de Ziya ortadaki “suç”un ne olduğunu kestiremiyor...
...en iki öte banktaki ihtiyar beni kendime getiriyordu bir anlık. Hâlinden ve elindeki sararmış gazete kâğıdına sardığı şarap şişesinden belli ki o da bu dünyadan değildi, tıpkı martılar gibi, tıpkı benim gibi. Yanına oturdum, se...
...defini hep on ikiden vurmuştu. Artık beni tek huzursuz eden düşünce, Umut’u kaybetmek olmuştu. Beni çepeçevre sardığında artık kaçacak kurtulacak bir yolum olmadığını gördüğümde, çaresizce onun varlığını kabul ettim. Bu kabulleniş...