...ana çevirmeye yetiyordu. Restoranın camla ayrılmış yola bakan masalarından en sağdakinde iki kişi oturuyordu; Serap ve Tayfun. Yağmurun dinmesini bekliyorlardı. Serap’ın giyim kuşamındaki, makyajındaki özen hemen fark ediliyo...
“sera” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
sera, seraba, seramik, seramiklerle, serap, serapa, serapla, serapların... eşleşmeleri dahil edildi.
...ultan!” diye içeri seslendim. “Ragıp, sen mi geldin?” Bu sabah da Ragıp olduk. Buyur buradan yak. Geçen hafta Serap’taydı sıra. Ev tertemiz. Buzdolabını açtım. Oh oh duyan gelmiş. İyi kazanıyor, iyi kazanıyor bu Serap. Eee ko...
...da onu mu buldun giyecek? Ütülü bir şey giysene… -Ben bunu giymek istiyorum. Hadi ütüle, geç kalacağım yoksa. Serap, daha çok sabahları yazar, seherin getirdiği uhrevi ilhamı kullanır hatta onu saatin sekiz-dokuzlarına taşırd...
...anladım. İki çerçeve yeğenlerimin fotoğrafları, bir cam kâsede parfümlü kuru kabuklar, ajanda, masa takvimi, seramik saksıda cinsini bilmediğim bitki, not defteri, kartvizitlikler, dergiler, broşürler, klasörler, ler. Bir ay s...
Gözlerim yorgun, gecenin perdeleri indi, Rüyaların dokusuna bırakıyorum kendimi. Bir serap gibi süzülürken düşlerim, Uykunun sıcak kollarına sarılıyorum sessizce. Geceye serpiştirilmiş yıldızlar, rehberim, Yıldızların arasınd...
...elaşla koştu. Gözlerine inanamadı. Cumba özentisinin üzerine yapılmış balkonda bir adam hareketsiz yatıyordu. Seramik kızıla boyanmıştı. İbrahim Başkomiser koşarak içeri girdi, arkasından yardımcısı. Han bekçisinin cansız beden...
...“Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!” dedikten sonra “Meclise nazar değmemesi i...
...geldiğinde, katta bekleyen asansörün kapısı açıldı. Yukarı çıktıklarında arabadan iniş sırasına göre ışıltılı seramiklerle kaplı kata ayak bastılar; kadın, yaşlı adam, genç kız, erkek çocuk. Soldan devam ettiler. AVM’nin ışıltısına...
...sürmek seher vaktinde açıp içimizi uçuyoruz, buz tutmuş vahaları sağımıza solmuş hanımellerini önümüze katıp serapların kahırlarına ortağız olduğumuz her yer dünyanın ortasıdır çakılmış gitmeyen lekedir ruhumuz zamanından önce ak...
...yazgı. Elden ne gelir. Yol gitgide uzuyor. Bitmiyor. Sırtımdaki ağırlık her adımda çoğalıyor. Umut, artık bir serap hepimiz için. Kalbimin atışı kulaklarımda çınlıyor. Ellerimdeki titremeyi önleyemiyorum. Öksürükler boynumu a...