...aptığımı fark ettim. Ne değişmişti? Görmek istediklerimi mi görmüştüm? Hayır. Peki ya şimdi ne olacaktı? Eğer silersem görmek istediklerimi mi görecektim? Hayır. İşte o zaman elimi gözlüğümün sağ sapından çektim. Ama elim, “B...
“siler” sözcüğü
7 yazıda 7 geçiş bulundu.
siler, silerdi, silerek, silerim, silerken, silersem eşleşmeleri dahil edildi.
...ara bir büyü; elimdeki. Tende gül gibi güzel bir iz bırakmaz artık, Güliz..." Gözümden dökülen bir damla yaşı silerek kalemi yere fırlattım ve kendimi yatağa atıp gözlerimi kapattım. Issız sokakları değil, kalabalık meydanları...
...ber vermeliydik yoksa patronun eşini mi aramalıydık… Karar veremeden öylece dikiliyorduk. Elimde hâlâ tezgâhı silerken kullandığım sarı bez duruyordu. Tezgâh cam kırıklarıyla doluydu. Yerlere dökülen içkilerin baş döndüren kokul...
...atamam evden. Kesin. Ama evime de alamam. Kalkıp çamaşırları asıyorum. Ne yapacaksa yapsın babam! Halısını da siler çıkarım. Benden bu kadar! Akşam babam aradı. Tosun benim terliklerimi getirip halının üstüne koymuş. Tosun, k...
...ığı göz kamaştıran bir beyazlığa boyamıştı. Kar temizliktir, derdi rahmetli ninesi. Ortalıkta ne pislik varsa siler süpürür de öyle kalkar topraktan. Dudaklarını pıtırdatarak ninesine Fatiha gönderdi. İyi olacak her şey. Güze...
...mutlu olmasını istediğim kişi mutlu değilken ne anlamı vardı ki başarımın? Ellerindeki köpüğü mutfak önlüğüne silerek geldi annem sonra. Ben dalmış bir şekilde baktığım yırtık kâğıt parçalarından başımı kaldırdığım an fark etti...
...yürekli Berfin’e… En güzel otlu peyniri orada yedim. En acısını da…” Masa sessizdi; o dağlar kadar. Gözlerimi silerken garson otlu peynirleri kaldırıyordu Hülya’nın işaretiyle.
...olduğu yere yığılıp kaldı. Kim var kim yok başına toplandı. Genç mağaza çalışanı yüzündeki boncuk boncuk teri silerken gözleri aralandı. Ağzından çıkanları anlamak mümkün değildi. İçtiği suyun ardından kendisini daha iyi hissedi...
...Böyle anlarda, zaman askıda, ben askıdayımdır. Sonra bu durum, dürter beni birden. Yerimden fırlar, evi-barkı siler süpürür, ocağa peş peşe iki tencere yemek atar, çarşafları ütülerim. Balkondaki çiçekleri budar, topraklarını...
...ama inanmadı. “He. He. Şimdi lafı kıvırın bakalım.” Sultan, dudaklarından ve burnundan akan kanı tülbendiyle silerken gözlerini Cansel’den ayırmadı. Kıvırmak mı? Kıvırmak ona yakışmazdı. Orospulara yakışırdı kıvırmak. Cansel’e...