...ber vermeliydik yoksa patronun eşini mi aramalıydık… Karar veremeden öylece dikiliyorduk. Elimde hâlâ tezgâhı silerken kullandığım sarı bez duruyordu. Tezgâh cam kırıklarıyla doluydu. Yerlere dökülen içkilerin baş döndüren kokul...
“silerken” sözcüğü
10 yazıda 10 geçiş bulundu.
...yürekli Berfin’e… En güzel otlu peyniri orada yedim. En acısını da…” Masa sessizdi; o dağlar kadar. Gözlerimi silerken garson otlu peynirleri kaldırıyordu Hülya’nın işaretiyle.
...olduğu yere yığılıp kaldı. Kim var kim yok başına toplandı. Genç mağaza çalışanı yüzündeki boncuk boncuk teri silerken gözleri aralandı. Ağzından çıkanları anlamak mümkün değildi. İçtiği suyun ardından kendisini daha iyi hissedi...
...ama inanmadı. “He. He. Şimdi lafı kıvırın bakalım.” Sultan, dudaklarından ve burnundan akan kanı tülbendiyle silerken gözlerini Cansel’den ayırmadı. Kıvırmak mı? Kıvırmak ona yakışmazdı. Orospulara yakışırdı kıvırmak. Cansel’e...
...tam 8 yaşımdayım” diyorum ağlayarak. “Koca kız olmuşsun” diyor; elimi, ağzımı sabunlu el bezi ile bastırarak silerken. Pideler yeniyor, kuran okunuyor, kapıdaki ayakkabı yığını gittikçe azalıyor. Bir süre sonra herkes evine gid...
...leri dökülmüş halıya boylu boyunca uzandığında, yüreğinde harlanan ateşle ok gibi yerinden fırladı. Gözlerini silerken sağa sola bakınıp durdu. Gözünün önündeki telefonu göremiyordu. Aradığı, masanın üstündeydi. Fark ettiğinde,...
...n arasında, "Onun gibi kokuyor. Onun kokusunu unuttum ama onun kokusu bu işte, buldum." dedim ve gözyaşlarımı silerken devam ettim. "Boynunu ne zaman koklasam böyle kokardı. Çok aradım da bulamadım. Onu da kokusunu da çok aradım...
...yapılma tacından düşmüş bir küçük kurumuş papatya… Ellerini görüyorum. Bir fırt aldığı şarap şişesinin ağzını silerken. Ucu kesilmiş eldivenlerinden çıkan parmaklarını. Bir sokak lambasının altı. Bir kaldırımın üstü. Hava soğuk...
...züne yükselen ağaçları seyrederken kalbindeki acıyı bir anlığına unutuvermişti genç kadın. Titreyen elleriyle silerken gözyaşlarını, az önceki cümleyi sanki o söylememiş gibi çocukça bir gülümsemeyle seslendi: “Burayı hiç sevmiy...
...e devletmiş ha… Çok uzaktalar buraya, sabaha kadar yol geldim yayan. Çok zor be ağbi… Tutamadığı gözyaşlarını silerken çayından da bir yudum alıyordu. En fazla kırkında olan bu güzel adamın gözlerinde oluşan derin çizgiler gitgi...