...nden ayıran niteliği, onlardan daha atak oluşu ve yeniliklere açık bulunuşuydu. Kendisini tüccar değil de bir sinemacı olarak tanıtmıştı. Türkiye'de ve İstanbul'daki ilk sinema salonu, Weinberg'in 1908'de işletmeye başladığı, ar...
“sinemacı” sözcüğü
2 yazıda 3 geçiş bulundu.
sinemacı, sinemacıdan, sinemacıları, sinemacıların, sinemacılığına, sinemacının, sinemacısı, sinemacıya... eşleşmeleri dahil edildi.
...eğim üzere, André Bazin öncülüğünde Cahiers du Cinéma isimli dergi çevresinde toplanmış bir avuç hevesli genç sinemacıdan biri olan ve yönetmenliğe film eleştirmenliğinden geçmiş Truffaut, sinema akımının temellerini atan Auteur Yö...
...çalıştıran bir kumaş mağazası sahibini? Kısmet ayaklarına kadar gelmişken kışın ne iş yaptığı belli olmayan o sinemacıya mı veremezlerdi gül gibi kardeşlerini. Tahmin edemediler Çopur’un yalakalığının evlenene dek süreceğini. Sonr...
...ğun oranda barındırsa da, ikinci bölümün başlangıcıyla beraber yerini biraz daha drama hatta yer yer belgesel sinemacılığına bırakıyor. Ancak pek tabii ki, ‘kara mizah’ öğesini filmden koparmamız asla mümkün değil. “Full Metal Jacket”...
...rağmen, unutulmayacaktı. Raymond Griffith gibi bazı komedyenler, ses yüzünden yön değiştirdi. Yeni teknikler sinemacıların özgürlüğünü kısıtladı. Yapım maliyetleri arttı. Kazançta doğrudan artınca yapımların daha detaylı denetlenmes...
...." -Georges Méliès İlk Dönem Sinema, tutarlı, doğrusal anlatıdan çok görsel hazzı arttırmak içindi. İlk dönem sinemacıları melodram, pantomim gibi araçları temel almışlardı. Amerika'da 1905'e gelindiğinde ise henüz bir gösterim meka...
...işini oldukça kolaylaştırmış. Filmin kurgusu ise tam anlamı ile başyapıt. Bazı sahneler özellikle gerçek bir sinemacının dokunuşuyla oluşturulduğunu belli ediyor. Minik bir tüyo; boğulma sahnesini izlerken lütfen sesi sonuna kadar...