..., camın önüne çekti. Çok geçmeden derin düşüncelere dalıp gitti. Babasının o hâline takılmıştı; yalnızlığına, suskunluğuna. Başı önde gidişi yüreğini sızlatmıştı. Muhakkak bir derdi vardı. Sormaya cesareti yoktu. Şimdiye kadar ne ça...
“suskunluğu” sözcüğü
5 yazıda 5 geçiş bulundu.
suskunluğu, suskunluğum, suskunluğumu, suskunluğun, suskunluğuna, suskunluğunda, suskunluğundan, suskunluğunu... eşleşmeleri dahil edildi.
...de ne fırtınalar kopardı. Kaderimmiş der ondan ayrılamazdı. Mahkûmiyetinin gerekçesini sormazdı kendine. Oysa suskunluğunun sebebini herkesten iyi bilirdi: Korku… çaresizlik… etrafını saran cellatlar. Gülsüm, Kâmil Bey’in evine te...
...n biri, Herkes kendi akşamını heybesinde taşırken, Birbirine değmeden geçenlerin en güzel yalanı bu, İki ayrı suskunluğun aynı cümlede durması. Beyazdan umut çalmış, siyah bir suskunluk, Kim bilir, bu yokluğa bakmaktır belki de kav...
...am, tenha bir Mayıs akşamı, Dünyanın dışını dolaşmış da gelmiş. Susmak istemiş, biz koşmaya devam ederken. Bu suskunluğun ağırlığı durur, gecelerimizin üstünde. Vedada yaşarım ben, hatırada yaşarım. Cümlenin en eksik yerinde dururu...
“Şiirler benim olsun, öyküler ve romanlar senin.” dedi adam. Kadının suskunluğunu "evet"e yordu. Duvarı enine boyuna kaplayan kitaplığın önündeydiler şimdi. Bir adam ve bir kadın… Yüzleri kitaplara dönük gözleriyle seçiyorlardı onla...
...a dayatmalıydı belki. Çehresini düşürdü. “Öyle ağzını yüzünü bükerek konuşma benimle. Adam gibi söyle.” Nimet suskunluğuna döndü. Aklı fikri cebinde kıpraşan telefonunda. Anası yılmıyor. İnandırıcı bir söz duymak için alttan almalı....
...kı elimde olsa. Kefenimi ördüm sabaha kadar, Beyazdı, Sarı lekeler yapıştı üzerine. Çamaşır suyunda beklettim suskunluğumu, Yarım ömür kadar, tuza bastım ve kavanoza kapattım hatırladığım son mutluluğu. Kalmak istemem, Yazgımı kendi...
...gülümsedi. “Şimdi ne utanma ne de hayranlığını anlatma zamanı. Vakit kaybetmeden şu işe el atalım.” Masadaki suskunluğu Komiser Yardımcısı bozdu. “Amirim karşıdaki binaları gören kameraların kayıtlarına bakarsak nereyi izlediğine...
Havanın suskunluğunu gözden geçirdim usulca. Gözlerim kapanıyordu. Taşlaşmış ruhum üzerime çöküyordu. Belki de yürüdüğüm yolların ağırlığı toplanıyor, bedenime bilinçsiz bir şekilde dağılıyordu. Bilmiyordum. Zihnimin karıncalandığı,...
...ldin mi ki?” Gülümsemiştim. Bu cümleleri kurmasa, bir an için onu tanıyamayacağımı düşünüp kızmıştım kendime. Suskunluğu özlemindendi. Yalnızdı benim gibi. Ve hiç değişmemişti. Yine inatçıydı ve onu son gördüğümde nasılsa, tam da...