...ta’ya uğramayı unutmuyordu. O kadar nazik, o kadar düşünceliydi ki tabağına koyduğum iki kaşık yemeğin yağını süzerken bile, bana göstermemeye gayret ediyordu. Evlenince annemin dırdırından da kurtulmuştum. Mutluydum. Her şey, d...
“süzer” sözcüğü
4 yazıda 4 geçiş bulundu.
süzer, süzerdi, süzerek, süzerken, süzerkenki, süzerlerdi eşleşmeleri dahil edildi.
...klı Domates yiyoruz kışı unutarak; Bana bir kayısı uzatıyor, alıyorum utanarak. Anlıyorum, pek sonraları dağı süzerken Dağın kayısı biçimli zirvesinde Bir adam var, zirveye ulaşmış tırmanarak. Poşetin küskün sesiyle uyanıyorum....
...muyor gel” demesini? Yoksa çok mu yalnızdı? Onun ceplerinden her şey çıkardı, tüm dünya mutlu olurdu da bir o süzerdi yaşlarını sonbahar yağmuru gibi, bir türlü kabuk tutmayan yaralarına. İşte öyle cepleri vardı anneannemin; he...
...eşinci basamak, üçüncü hiza Burak… Her gün sınıftan girince bir kere buluşur gözlerimiz. Önce yukarıdan aşağı süzer beni sonra hafif bir gülümseme atar. Yine aynı şeyler oluyor. Yine aynı delen bakışmalar. Aynı sınıfta nefes...
...i, onların da çocuklardan aşağı kalır yanı yoktu. İlk başta küçüğü hastalıklı bir bedeni varmış gibi acıyarak süzerlerdi ve sonra içten, hayıflanan bir ses tonuyla: ‘’vah vah, başka olacak bir şey bulamadın mı evladım ?’’ ’’Opera...
...bu kitaplığın karşısına geçmiş, dikkatle kitapları süzüyordu. Sihirbazlıktan hiç kazancı olmadığı, kitapları süzerkenki ifadesinden belliydi; yine de her zaman sihirbazlığa minik bir ilgi duymuştu. ‘’Bay Noris, müsait misiniz?’’...
...nki ama ne olursa olsun yabancı bir kimseyle karşılaştıkları vakit saçından tırnağına kadar sessizce öyle bir süzerlerdi. Her detayını dikkatlice inceledikten sonra karşısındaki insanın gözüne mağrur bir edayla fiyakalı bir bakış...
...tı, bu his ona çok yakındı. Bilhassa gündüzleri, dünyasındaki insanları, etraflıca yalnızlıklarını göz ucuyla süzer ve meramını doyuracak bir kapı bulamazdı. Dünyayı koca bir amfi gibi görür ve daha iyi rol yapanın fazla alkı...
...cih edeceğim galiba. Kızıl saçlı bir kız. Hayli dikkat çekici bir çorabı var dizlerinin üzerine çıkan. Yandan süzerek beni, geçiyor önümden. Bir arabaya takılıyor gözüm, son sürat giden. Kırmızı. Günün rengi bu sanırım, oysa da...
...enin ahlakını koruyordu. En azından ben öyle gözlemlemiştim... Ne zaman göz göze gelsek önce kılık kıyafetimi süzer, elimdeki çantaya ve saate bakarak işe gittiğimi anlar, gözleriyle akıllı olmamı söylerdi. Ne de olsa güvenli...