...beş bin adım atacak yer yok, bilmiyor. Ama doktor da zaten evde atın demiyor. Açık havaya çıkın, adımlarınızı tempolu tempolu atın diyor. Bir keresinde yürümüştüm öyle. Çamlıca Parkı'na gitmiştim, beş bin adım ne kadar sürer he...
“tempo” sözcüğü
4 yazıda 4 geçiş bulundu.
tempo, tempoda, tempodan, tempolu, temponun, temposu, temposunda, temposundaki... eşleşmeleri dahil edildi.
...arılı. Güreş antremanı sahnelerinde gerçek bir güreşçiden ayırmak neredeyse imkansız ikisini de. Filmin düşük temposunu, 1980'lerde geçtiğini, malesef ki hiç hissedemediğimiz atmosferini, başarılı oyunculukları sayesinde unutup g...
...ktan bazıları da sırf aptal yerine konduğunu hissettiği için birkaç tarla faresinin başını ezecek, hayat aynı tempoda devam edecek, bizler de şimdilik bu araziye “yargı” diyeceğiz ve ekilen tohumlara ise “değer” adını vereceğiz...
...aşamalı olan kampın ikinci aşamasında sadece güçlü olanlar ayakta kalabiliyor.. Kitabın en güzel yaptığı şey temponun hiç düşmemesi. Kitap sizi nereye yönlendireceği konusunda çok gizemli davranmıyor ama oraya giderken sizi peş...
...kuşkusuz bir skor göstergesiydi. Bu dövüşü, onun kazandığını göstermesi bakımından yeter bir kanıttı. Dövüşün temposunu giderek düşürerek bitmesini bekler gibiydi. Aralarındaki mesele için bu kadarının yeteceğini, daha ileriye gi...
...iden yorumluyor. İçerdiği metaforlar ve birden fazla zaman dilimi arasında yaptığı ustaca geçişlerle, romanın temposunu hiçbir an düşürmeden, sayfalar arasında kaybolmanızı sağlıyor. Hayatınızın en büyük pişmanlığını yaşadığınız...
...ye kitap olurdu. Oldurmadınız. Tebrikler, çocuğunuzu kendi cehaletinize ortak ettiniz. Bağımlısı olduğunuz iş temposu, teknoloji ve diğer şeyler sayesinde ultra yalnız, dengesiz, şımarık, cahil ve son derece sağlıklı bir nesil...
...meliydim. Aklımdan bir sürü cin fikir geçiriyordum ama onları dile getirme niyetinde değildim hiç. Kadın aynı tempoda konuşmayı sürdürerek düşüncelerini sonlandırmıştı bana inat: “Demli bir çay gibi içtikçe içeceksin beni ve sa...
...smail Bey kalktı, paltonun düğmelerini ilikledi. Artık eve gitme vaktiydi. Parkı boydan boya geçti. Yol aynı… tempo aynı… Eve yaklaşmıştı. Fırına girdi. Elinde kâğıda sarılı ekmekle çıktı. Yolun çatallandığı yere geldiğinde s...
...öğretmeni pek beğeniyor; terbiyeli, akıllı çocuk diyor. -Maşallah oğluma! Televizyonu açtı. İngiliz liginden tempolu bir maç. Top bir o kalede bir bu kalede. Orta sahadan atağa kalkan oyuncu dirsekle durduruldu. Yerde yuvarlan...