...ya da hemen şu an, burada. Bana bıraktığı, ona çok yakıştırdığım mor çiçekli beyaz gömlek ile turuncu bir ev terliğiydi. Bu ikisi dışında tüm kıyafetlerinin ihtiyacı olanlara verilmesini istemişti canım ablam. Gömleği ve terli...
“terliği” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
terliği, terliğimi, terliğin, terliğini, terliğinin, terliğiydi eşleşmeleri dahil edildi.
...a gidecek kadar küçüktü, bu küçüklüğe bir canlı daha sığamazdı. Eline en yakında, kitaplarının üzerinde duran terliği alıp sineği camdan çıkarmak istedi. Sevmese de öldüremezdi çünkü çirkin de olsa yaşama hakkı vardı. -Maksat h...
...a gidecek kadar küçüktü, bu küçüklüğe bir canlı daha sığamazdı. Eline en yakında, kitaplarının üzerinde duran terliği alıp sineği camdan çıkarmak istedi. Sevmiyor olsa da öldüremezdi çünkü çirkin de olsa yaşama hakkı vardı -Mak...
...kaç kez kırpıştırdı. Bir süre tavanı seyretti hareketsiz. Sonra yere indirdi buz gibi ayaklarını. Gözleri yün terliğini aradı. Nereye bırakmış olabilirdi ki? Desenli karoların, ayaklarından daha soğuk olmadığını düşündü. Ardından...
...nin geldiğini haykırıyordu: Ding dong! Ding dong! Kâmil Bey arkasını döndü. Halının tüyleri arasında kaybolan terliğin sesi cilası aşınmış balıksırtı parkeye bastığında tüm salonu dolaştı. Duvar saatinin altındaki sehpanın önüne...
...rı suyun sıcaklığından sağ çıkabilmenin başka bir açıklaması olamaz ve tabii sağ çıkmak demişken güdümlü anne terliğini de unutmamak gerekir. Bu neslin asla çocukluk depresyonları ve adını telaffuz etmekte zorlandığımız sendromla...
...ı. Elimde sıkıca tuttuğum şişe mantarını dişliyordum. Ağlamadım. Hiç ağlamazdım. Babaannem ağlıyordu. Şıpıdık terliğinin tekini eline almış bas bas bağırıyordu: “Defolun! Bırakın oğlumu. Ben biliyorum kimin şikâyet ettiğini…” En s...
...ssizce; sanki hiç yoklar hiç var olmamışlar gibi. Kapısında top oynadığı evini, en sevdiği spor ayakkabısını, terliğinin tekini bırakıp kaçtıklarını düşünmeye devam ediyorsun; aklında, burnundaki sümük ağzına doğru yol almış soğuk...
...açık kalsın benim kapım, affediyorum. Meşe ağaçlarının sesi için seni bu gecelik affediyorum ve kapımın önüne terliğimi koyuyorum. Işıklarım yanık, aynadaki silüeti hiçbir şeye benzetemiyorum, bir benim, bir sen. Biraz da rüzgar...