...çocuğu fırlayıp dışarı kaçtı. Recep, "leblebi tozu mu" diye sordu. Sesi sert çıkmıştı. Kudret ve Neşe leblebi tozunu aldılar. Kaynana şekerinden vazgeçtiler. Ellişer kuruş ceplerinde kaldı. Kaşif amcanın pastanesine gidip dond...
“toz” sözcüğü
46 yazıda 52 geçiş bulundu.
toz, toza, tozdan, tozla, tozlanmış, tozlanmışsa, tozlar, tozlarla... eşleşmeleri dahil edildi.
...lsa oralarda bir yerlerde duran, kaçıp soluklanabileceği semti uzaklarda değildi artık. Anılarının üzerindeki tozları kaldırdığında dokunabileceği kadar yakınındaydı; bir o kadar da uzak. O, ne kadar unutmaya çalışsa da geç...
.... Telaşla kalktı. Önce Kâmil Bey’in kâsesine çorbayı koydu, iki kepçe. Sonra kendi kâsesine. Yerine otururken tozlu tabakların önünde, çatal kaşığın orta yerinde duran beyaz kartlara takıldı gözü. Neden o kartların orada durd...
.... - 3 adet portakalın kabuklarını rendeliyoruz, ardından portakallarımızın suyunu sıkıyoruz. - 1 yemek kaşığı toz şeker ile portakal rendelerini ve suyunu karıştırıyoruz. - Her yer çok nefis portakal koktu değil mi? - Karış...
...tozlarla dolar, her sabah onları temizlerim. İyi değilim belki, ama iyi olmaya çalışıyorum. Çünkü biliyorum: Tozların içinde büyüsem de, yerim bir çöküntü değil. Ama asıl soru şu: Bu tozları ebediyen nasıl yok edeceğiz? Çünkü s...
...or oluşumuza kızıyoruz. Sanki elimizdeymiş gibi. Sanki günler geçince acı da aynı oranda geçebilecekmiş gibi. Tozlu bir masanın üstünden, yılgın toz kümesine üfleyince uçuverdiği gibi siliniverseydi keşke, ruhumuzun derinle...
...laşıyorum eskimiş parkelerin üzerinde. Ellerim, yarısı çürümüş duvar kâğıtlarının üzerinde geziniyor. Her şey tozlu, her şeyin üzerinde eskiliğin o müthiş hüznü. Ne kadar tozlanmışsa eşyalar, sanki o kadar üzgünmüş gibi gel...
...da, rüzgar hızlıca eski pencereyi açıverdi, elindeki defterin arasına gizlenmiş tüm sırlar yere savruldu. Tüm tozlar havaya uçuşmuş, gri bir bulut olmuştu sanki. Kendisini toparlayıp, açılan pencereyi kapatmak için doğrulduğun...
...k kadar küçülmüş, papatyaların sarısına gömülmüştü rüyasında. Oysa yaprak fırtınasının ayakkabılarına bulaşan tozu tam da o anda, yamulan eşyalara, kocaman bardaklara ve büyüye büyüye yalnızlığını çoğaltan eve iyice yayılmış...
...Çakal”. Sayın Çakal! Sayın yalnızlığın boynu bükük, bakışlarının manası derin… O an, bir zamanlar mutluluktan tozu dumana katan biz, bu çöküntüde tozu dumanı yuttuk. Sanki hayatın tüm geçiciliğinin yanında en kalıcı bizdik....