...anmış kâğıttan zarflar Bir kuş misali aşk taşıyanlar Bir bavula sığamayan koca aşklar Saman kâğıdı satırlarda ufalsınlar Yeter ki yozlaşmasın yolcular İnsanlar da özlesin birbirini Ufukta güneşle beraber Ufalsınlar Ufalsınlar Yaza...
“ufal” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
ufal, ufalandı, ufalanmayı, ufalayarak, ufaldı, ufalmayı, ufalmış, ufalsınlar... eşleşmeleri dahil edildi.
...ığında, baktığın noktadan arkada gördüklerine, içine kezzap döküyorlarmışcasına acıyla, kendi gözünde kendini ufaltarak bakmak. Hatta pire kadar ufalmayı, kimsenin göremeyeceği boyutlarda olmayı dilemek. İşte pişmanlık bu. Vicdan...
...gın yatan Aşhen'e baktı, bileklerindeki kesiklere göz attı başını salladı iki yana, otlar çıkardı heybesinden ufalayarak yaralarına sardı. Aşhen uyandığında uzun adam Artin'e kaşık olarak kullandığı bir yaprakla su içiriyordu. -Su...
...ibi Kalbimi sızlatmıyor çektiği acılar Bir zamanlar benim diyen dünya Sonunda işte böyle kamburu çıktı Ufukta ufaldı yitti Benimle yaşlandı dünya! Sayı: 64
...acağım buradan? Bir güç beni havaya kaldırsa ayaklarımdan tutup düşürecekler. Yok olmayı bekliyorum, toz olup ufalanmayı, buhar olup uçmayı… Bir an, küçücük bir zaman… Bir kıvılcım bekliyor her biri. O kıvılcım önce beni tutuştura...
...yaprağı kokusu sarmıştı. Kurumuş parçalanmıştı yapraklar, eline aldığında un ufak oldular. “Hayatım da böyle ufalandı gitti” diye düşündü. Açmaya eli, bakmaya gönlü varmadığı eşyalara baktı. Her biri de ona yabancı gözlerle bak...
...ksa, senin tonundan duymalı. Adım atmak seninle, bir gezegen keşfetmek duyulmamış adı sanı. Koca/man ol ya da ufal göz bebeklerimde, de ki sevdalar zamanla ölür, de ki sev, saman olurum. Dalar gibi uykuya, olmak seninle; mas...
...şişeyi çıkardım. Buzun yarısı anca erimişti. Lık. Lık. Lık. Boğazımın içindeki çölü yıkadı. Aşağı baktım, köy ufalmış. Yukarı baktım, dağ büyümüş. Ne işim var burada, diye sormadım. Sorsaydım, tüm hayatım anlamını yitirirdi. Si...
...u gözleri dolunca, öleyazıyordu Kadir; onu böyle görünce. Vasfiyeyi bekleyip kollamak için adımlarını bilerek ufaltıyordu. Kadir, bataklıkta yetişen kargı gibi upuzun, kara, kuru, zayıf. Bilerek geride kalıp kendini bekleyişiyle ür...