...n vermedi. Tam on bir yıl üç aydır giydikleri ya ütüsüzdü ya da keşke hiç ütülenmesiydi dedirtecek kadar kötü ütülenmişti. Oysa bir zamanlar giyim kuşamıyla herkese parmak ısırtırdı. Lanet hastalığın alıp götürdüğü eşi ütüsüz giysi...
“ütü” sözcüğü
5 yazıda 5 geçiş bulundu.
utulan, utulmuş, utuyorlardı, ütü, ütücü, ütüle, ütülemek, ütülememişsin... eşleşmeleri dahil edildi.
-Anne, bu beyaz gömlek niye ütüsüz? -Oğlum, bu kadar şey arasında onu mu buldun giyecek? Ütülü bir şey giysene… -Ben bunu giymek istiyorum. Hadi ütüle, geç kalacağım yoksa. Serap, daha çok sabahları yazar, seherin getirdiği u...
...ış görünüşle değil de penguenlerle ya da zeki insanlarla sunacak değildir. Pantolon ütülenmelidir ve pantolon ütülemek de bir masraftır. Paranın kültüründe var olmak için tükenmek zorunluluğu mevcuttur. Tüketim kültürü olmazsa ü...
...a yan yana asılı iki soğandan birini ileri doğru atıp dönüşte diğer soğana tokuşturtmaya çalışarak paralarını utuyorlardı. Alt tarafı soğan çevirmek deyip geçmemek gerek, öyle göründüğü gibi kolay bir iş değildi. Becermeye niyetlen...
...r gördüm, kendime benzettim. Eve dönüş yolunda hava hâlâ kasvetliydi. Aldırmadım… Çamaşırlar vardı yıkanacak, ütülenecek kıyafetler vardı. Ve tesellilerim vardı kendime hatırlattığım: Gidilecek yollar, okunacak kitaplar, tanışılac...
...muhabbet durmaz, yerel halk küçümsenir. Bazen bir elektronik eşya sahibi olmadığı için küçümsenir, bazen bir ütüsü olmadığı için, bazen eski tip araç gereçle çalıştığından, bazen eski zamanların inançlarını taşıdığından, baz...
...lerinde bir bulutun ardından çıkacak gibi olmuş birkaç dakika sonra da kaybolmuştu. Ertesi güne giyeceklerini ütüleyip hazır etmiş, kızının okul eşyalarını düzenlemişti. Sofrayı hazırlarken açık camdan kızının sesini duyar gibi...
...ve bakımlı parmaklarıyla taradı. Spor süet ceketinin kollarını silkeleyip krem rengi pantolonunun jilet gibi ütü izlerini gözleriyle okşadı. Dolabından kaç kıyafet çıkarıp yatağın üzerine koyduğunu, kaçını daha giymeden ye...
...rter beni birden. Yerimden fırlar, evi-barkı siler süpürür, ocağa peş peşe iki tencere yemek atar, çarşafları ütülerim. Balkondaki çiçekleri budar, topraklarını eşeler tazelerim. Akşamüstü, çocuklar gelir okuldan. Ben çoktan kur...
...köle, başka bir amcasına karı oluverdi çarçabuk. Tertemiz bir ev… Çamaşırlar yıkanmış, gömlekler, pantolonlar ütülenmişti. Ocağın üstündeki tencerede akşam yemeği de hazırdı. Açıkta kalan turşunun eve yayılan kokusu uzaklardan anıl...