...r hemen oracıkta. Boğuluveririm. Mustafa da tıpkı benim gibidir. Keşke onunla koşup oynayabilsem. Hatta bazen uzaklara gitmek gelir içimden. Göldalı köyünün açık kahverengi narin yoluna çıkıp uzaklara gitmek. Hatta, topraktan ay...
“uzaklara” sözcüğü
43 yazıda 56 geçiş bulundu.
...külmüş camların fırtınadan zangırdaması, tipinin uğultu sesi ve çay kokusu bana hep uykuyu hatırlatır. Bir de uzaklara giden babamı. “Mızmızlanma da geçir ceketini sırtına” dedi anam yamalı ceketimi elime tutuşturarak. Babamdan...
...i bir kararla onun sinemasındaki sandalyeler de eklendi. “Bas gaza!” dediği sürücünün, “Ne tarafa?” sorusuna “Uzaklara, nereye olursa olsun uzaklara!” yanıtı verdi. Tam oradan geçerken, hani o iki bina arasındaki daracık arsanın...
...işlerdi şehre. Gözleri dalmıştı Ali’nin. “En son dokuz on yaşlarımda görmüştüm ben böyle bir havayı.” Demişti uzaklara bakarak. Köylerinde yaşadığı o unutulmaz gün gelmişti aklına. “Ben kaç yaşıma geldim, görmedim böyle bir tufa...
...asına bilmem kaç tokayla sabitlenmiş saçlarını açmak geldi içinden. O firketeleri tek tek camdan savurmak, ta uzaklara gitmelerini izleyerek sevinmek… Nasıl özenirdi bakıcı ablalarının uzun saçlarına. Kendisi koyun gibi devamlı...
...güneşi henüz acımasız değil. Gençten bir kızın alnına vuruyor güneş ışıkları. Kız elini asker selamı yapıyor, uzaklara bakıyor kısık gözlerle. Uzakta, çok uzakta bir kuş sürüsü görüyor. Havada uçuşan toplu iğne başları gibi görü...
.... Ancak zaman elini çabuk tutmuş, dürtmüştü beni otuza dayanan yaşımda. Ve elimde valizle, sevdiğimin kolunda uzaklara gidişimin günü burnumun dibinde beni bekliyordu. İnsan gidebiliyor uzaklara, kendini götürse de, hatta başka...
...insanoğlu hakkında düşünmemeye karar verdi. İncecik bir kuru dalın en ucuna kadar gitti ve bakabildiği kadar uzaklara bakmaya başladı. Gördüklerinin ne olduklarını anlamamak için sürekli daha uzaklara baktı... Eskiden öterdi Ta...
...ura, papatyaların, gelinciklerin içinde koşuyordu. Rüzgâr saçlarının arasından kayıp, kokusunu, mutluğunu çok uzaklara taşıyordu. Ablası çantadan poğaçaları çıkartıp eline vermeye çalıştı. Ablasını görmeyince arkasından bağırdı:...
...yakları bir hayli ağrımış gibi nasırlı topuğuna pano iğnesi batıyor hissi veriyordu. "İstesem gidebilirim çok uzaklara, karanlığı olmayan bir ölüm, ağzından çıkan puslu duman..." Mırıldanmaya başlayalı çok olmamıştı. Aklı karışı...