...ağ ayağımdaki çorabın yırtık olduğunu fark ettim (serçe parmağımın bir kısmı dışarı çıkmıştı). Hemen çorabımı uzatıp serçe ve serçe parmağımın yanındaki diğer parmağımın arasına kıstırdım. Böylece sen içeri girdin. Elindeki te...
“uzatıp” sözcüğü
20 yazıda 21 geçiş bulundu.
...en birini mi? Belki de umutlu gözlerle yolunu beklediğimiz o kahraman hiçbir zaman gelmeyecek, kimse ellerini uzatıp da çıkarmayacak o derin kuyudan. Peki ya bize kalan o kuyunun karanlığında, hevesle saklanıp bulunmayı bekley...
...yacağım aşkın sanrılı hatırası mıydı? Herkesin farklı pencerelerden baktığı aynı gökyüzüne, kederli gözlerimi uzatıp bir hayalin belirsiz girdabında mı bocaladım bunca zaman? Ve sonra bir şarkı gelip de fısıldadığında kulağıma...
...elbiselerle. Bugün aylar sonra dışarı çıktım, sonra bulutlarla gezdim. Bulutlar; canım sıkıldığında ağaçları uzatıp tırmandığım, ayaklarımı sallayarak aşağı baktığım bulutlar. Bugün hepsi telaşlı. Üzerimde büyük göçlerin ayak...
...rmağıyla hızlı hızlı bir şeyler yazıyor, ondan küçük olanı da ekranı görmek için kafasını ablasının omuzundan uzatıp duruyordu. Nermin onları rahatsız etmeyecek kısalıkta 'iyi günler, iyi bayramlar' dileyerek çıktı odadan. Dış...
.... Annem plastik bir kovaya koyduğu buzları “Götür Handan ablana” diye bana verdi. Kapıyı açınca direkt kovayı uzatıp kaçacaktım. “Ooo Emre paşam gelmiş. Ay bu saatte çocuğu yollamışlar. Vah çocuğum, ah yavrum gel bakalım, gel...
...zinde…. Duyuramıyorum sesimi. Belki de bağıramıyorumdur. Çünkü bir düşün içinde avaz avaz susuyorum. Yaklaşsa uzatıp elimi, soracağım ona: “Ne kadar zaman oldu buraya geleli? Neresi burası? Ben mi getirdim kendimi buraya, yoks...
.... Sadece geçmişini, yıllarını özgür bırak. Artık yeni bir dönem başlıyor. Bizi keşfedeceğin bir dönem." Elini uzatıp gözyaşımı silene kadar ağladığımı fark etmemiştim bile. "Her günün hakkını vererek yaşa ve gün sonu geldiğind...
...rkesin gözlerindeki pişmanlığı görebilsem. Boynuma nefesini üfleyip uzun tırnaklı, bakımsız ellerini boğazıma uzatıp nefesimi sanki yol kenarına atılmış bozuk bir saati çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için avucunda gezdiri...
...erilmiş teni yumuşak, pürüzsüz. Üzerinde saksıda çiçekler, korkusuzca çizilmiş, güneş altın fırçasını dünyaya uzatıp bir dokunuş yapmış; sarı. Doğa her zaman sanatı besler. Vücut, olabildiğince canlı, bir eserin taşıyıcısı olm...