...Çocukluğunda duymuştu bu lafı ilk kez. “Aferin,” demişti öğretmeni. “Her gün mızmızlanmadan sütünü içiyorsun. Yağlı ekmeğini yiyorsun. Yarın sana ödül olarak bir kalem getireceğim.” Şaşırmıştı Sultan. Yaptığı şey bu kadar öne...
“yağlı” sözcüğü
17 yazıda 21 geçiş bulundu.
yağlı, yağlıboya, yağlığın, yağlığını eşleşmeleri dahil edildi.
...e yesem geri çıkarıyor. Birden aklıma babam geldi. Çocukken onunla, ayda bir arnavut köftesi yemeye giderdik. Yağlı bıyıklarıyla gülen çehresi, içimdeki bütün korkuları silip atar, herkese ve her şeye kafa tutacak gibi hissed...
...ururlar, anlattıkça yükselir gakların tonu bir bakarsın kara bir bulut gibi sarmış gökyüzünü dedikodunun kara yağlı is tonu. Ne bulutlar gözükür ne gökyüzünün mavisi insanların gözüne ancak ufku sardığında rahatlar sessizleşi...
...rinde kolonya ve tükenmez kalem Beden eğitiminde iyi koşamaz Spor ayakkabı yerine keten Resimde renkler soluk Yağlıboya yerine üstübeç Müzikte abladan kalan eski flüt Cebir yerde yüzüstü anca beş Türkçe, fen, tarih masasız sandal...
...k. “Yok… Ellemedi.” Kadın halının bozuk dokunmuş bölümünü düzeltti. Tam istediği gibi olmasa da idare ederdi. Yağlı baldırlarını yine kendi yerine çekerken çipillerini yeniden kızın üzerinde dondurdu. İkna olmuşa benzemiyordu...
...mzuna yatırarak masumane yalvarıyordu. Bir başkasında; kaldırımda oturmuş, ellerinde ya çekirdek külahları ya yağlı ballı ekmekleri, ileride sokağın caddeyle birleştiği yerden geçen otomobilleri kendilerine oyun etmişlerdi; m...
...kaç pazartesi sabahı diyete başlayıp aynı günün gecesinde; türlü türlü kurabiyelerin, hamur tatlılarının, bol yağlı mantıların gözümün önünde uçuşup durduğu ve soluğu mutfakta aldığım düşünülürse, zavallının çabasının boşa çı...
...edenini. Ojeli parmaklar, rujlu dudaklar, irili ufaklı memeler, uzunlu kısalı bacaklar, kıllı koltuk altları, yağlı göbekler, ayva göbekler, kuru kalçalar, türlü türlü apışaraları... Kadına dair her organ fosforlu ışıklarıyla...
...iklerinin üzerine sinen bu ölü kokusunu, nihayet her gün bir kısmımızın fırın ağızlarında yığın yığın birikip yağlı dumanlar hâlinde havaya karıştıkları, başkalarının ise kendi sıralarının gelmesini mecburen bekledikleri, ser...
...zgâha, evet bu adımı sayabilirsin: doksan iki! Hamuru küçük küçük aç, sucukları doldur içlerine ikişer, üçer. Yağlı kâğıdı al, doksan üç müydü? Evet, doksan üç, doksan dört. Kâğıdı tepsiye ser. Poğaçaları tepsiye diz. Hala do...