...Tarlabaşı'ndaki altı basamakla inilen ilk dükkanını sel basmıştı, kalıp makinesini, dikiş makinesini kurtarıp yandaki apartmanın boşluğuna taşıyan Vitali, diğer dikiş makinasını kurtarabilmek için tekrar dükkana girmiş dördüncü...
“yandaki” sözcüğü
8 yazıda 9 geçiş bulundu.
yandaki, yandakinin eşleşmeleri dahil edildi.
...lecek, taze çayları bardaklara koyup müşterilerine dağıtacak. Sokak kedileri, köpekler kendilerine düşen payı yandaki kasaptan alacaklar. Aynı saate sokaktan geçenler yine sektirmeden gelip yollarına devam edecekler. Belki de g...
...e avuntusunu yaşamak içinden gelmedi. Işığı söndürdü, sanki Dursun gelecekmiş gibi kapıyı sıkı sıkıya kapadı. Yandaki inşaattan açılan deliği bulmak için etrafa göz attılar. Duvarlar sapasağlam yerinde duruyordu. Deliğin kapatı...
...air "kişiye özgü" bir tat damakta… Karnı doyarken, dilek o ki, ruhu da doysa! Önündekini yerken, demiri atmış yandakinin tabağına… Kaşığı salla, kaşığı salla, yanında taşır “kürek” fırsatını bulsa Aş, çok tatlı da olsa, az tuzlu d...
...bugün yıldızlarla dolu, dikkatlice bakarsan. Ancak kaybolsan bile yıldızların yuvasında, var oldukları belli. Yandaki banka bir sakallı yerleşmiş. Bankın üzerine yaydığı gazete kağıtlarının üzerine uzanmış. Kaplumbağa misali el...
...iniz!” dışında tek laf etmedi. Ahizeyi kaldırdı, numarayı tuşladı. Konuşma kısa sürdü. Acıyarak baktığı adamı yandaki kapıdan içeri aldı. Rıdvan, masanın arkasındaki orta yaşlı kadının bakışlarından ne anlam çıkartması gerektiğ...
...dır bitmek bilmeyen uyarıları vız geliyor artık bana. Hışımla kalkıyorum yerimden. Telaştan dizimi çarpıyorum yandaki masanın ayağına. Dört çekyat, altı sandalye, masa, vitrin ile eskici dükkânını anımsatan bu küçük odadan çıkm...
...ç bilmiyorum. Madem o kadar para veriyorum büyük olsun, heybetli olsun mantığı olabilirdi bu. Sinirlenmiştim, yandaki arabalara ve otoparkçıya ağız dolusu küfrediyordum. Küfür etmeye bayılan bir adamdım. Her yer hınca hınç dolu...
...stüne yayardı. Bazen yağ bazen zeytin bazen de peynirdi katığımız. Nadir de olsa simit veya poğaça da alırdık yandaki fırından. Bir iki domates, bir iki biber olduğu günler de olurdu soframızda. Babaannem seslenmeden girmezdim...