...ar. Bir süre ses gelmedi. Selim ayrılmadı kapının önünden, kapının başında içeriyi dinlemeye çalıştı. Ve kapı yavaşça açıldı. Olduğu yerde durdu Cemre. Kafası biraz öne eğik, yanaklarında gözyaşlarının sebep olduğu parlak yolla...
“yavaşça” sözcüğü
78 yazıda 98 geçiş bulundu.
Kendisini yavaşça evin girişinde bulunan koltuğa bırakıverdi. Sanki içindeki tüm ağırlığı koltuğa yüklemek ve kalkarken onları orada bırakarak kalkmak istiyordu. Uzun süre kıpırdamadan durdu; içindeki sesleri susturmak isteyip...
...tımı çevirmeli miyim güneşe? Yoksa atlamalı mıyım bu denize? Ya da ağaçları, kuşları mı seçmeliyim? Aydınlık. Yavaşça döndüm arkama. Rüzgâr esti yüzüme ve saçlarım savruldu denize. Güneş henüz aydınlatmamış bu koca ormanı ve ka...
...k rahatça hareket edebiliyordum. Evet, kıpırdamaktan hareket etmeye geçmiştim. Parmaklarımı aralayıp ellerimi yavaşça ve temkinle savura savura odanın duvarlarına yaklaştım. Elim sonunda duvara çarpabilmişti. Karanlık duvarları...
...hüküm sürerken hangi canlı ya da cansız, hangi duygudan kaçabilmişti? Korkmadan dinlemeliydi. Bir an gözlerim yavaşça aralandı ve önümden kayıp giden yüzlere takıldı. Onun yüzü gördüğüm diğer yüzlerden farklıydı. Bir annenin mu...
...s alıp sağ elimle boğazını tuttum. Nabzı ellerimde atıyordu. Heyecanlıydı, öleceğini hisseder gibiydi. Elimle yavaşça çektim kafasını, kopmadı. Daha hızlı çektim, kopmadı. Kuşun gözleri dolmuş, ağlıyor, canı acıyor. Yapma diyec...
...Pes edenler olacak. Pes ettiğine kendini inandıramayanlar bağıra çağıra sayıklayacak, biliyorum. Ellerimizle yavaşça gözlerini kapattığımız insanlar hep olacak yol boyunca, biliyorum. Belki, belki de ben olacağım bu sefer o in...
...bastonuna sımsıkı tutundu. Yatak odasına gelinceye kadar soluk soluğa kaldı. Uzun zamandır açmadığı sandığını yavaşça açtı. İçindekileri hızlıca sağa sola karıştırınca eline bir tutam mektup geçti. Zarflarının sararmış olmasınd...
...üşene dek yürüdü. *** Sanırım ağlıyordum. Upuzun, karların ayaklarımın altında halı gibi uzandığı bir sokakta yavaşça yürüyüp hüzünle ağlıyordum. Bir denizmişim de dalgalarımı buruşturup atmışlar gibi. Kalbimin sancılı bir şeki...
...Durdu Nuran Abla. Ona yardım eden genç kızlar da öylece bana bakıyorlar. -Nezle mi oldun sen? Nefesimi çektim yavaşça: -Galiba. Şimdi ilaç alacaktım. Nasıl oldu ben de anlamadım. Genç kızlardan biri girdi lafa: -Yaz günü nezle...