...eş ışınlarını kullanacaktı. Oksijen miktarı on iki katına çıktığı zaman güneş tüm insanlığı yakacak kadar ısı yayabilecekti. Soluduğumuz hava ciğerlerimizi yakacaktı. Jacob, bunu ret etmeyi istese bile Erika’nın hayatı söz konusuydu....
“yaya” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
yaya, yayabilecekti, yayacak, yayalara, yayalım, yayan, yayar, yayarak... eşleşmeleri dahil edildi.
...a gidiyoruz.” İsmail teklifi kabul etmedi. Basamaktaki yerini aldı. Tutamağa yapıştı. Çöp kokularını ortalığa yayarak ilerleyen kamyon çok geçmeden dar sokakları geride bıraktı, anayol girişine ulaştı. Kırmızı ışığın yeşile dön...
...ştıklarında yeşil ışığın yandığını gören araçlar adeta yerlerinden fırlamışlardı. Başkomiserin acelesi vardı. Yayalara yeşil ışığın yanmasını beklemeden kendini araçların arasına attı. Yükselen korna seslerine aldırmadan Tuncay...
...anmıştır. Kemer, beş ayaktan oluşmaktadır. Bu beş ayağında da 3’er adetten 15 adet göz bulunmaktadır. Kemerde yaya geçidinin gözleriyle beraber 33 adet göz bulunmaktadır. Mimar Sinan, kemeri depreme ve rüzgâra karşı daha day...
.... Kârlı tabi karlı havalarda kaşkol satmak. Denesen bunu? Kazanırsın da! Olur mu olur oğlum; durma sen, bakma yayan gezenlere sakın! Araban bekler, Isıt içini kalorifere bir üfleyip de dumanlan da Kafan da iyi! Daha ne isters...
...uklarda görmüştü. Kakaoyu da. Sıra arkadaşı Nesrin, narin elleriyle etrafı kırmızı dantelli peçetesini sıraya yayardı. Öğretmen ışıl ışıl parlayan bardağa sütü koyduktan sonra, Nesrin edalı edalı birkaç kaşık kakaoyu bardağına...
...i aradan, Zeliha gözlerini açınca, kapı eşiğinde bir çift göz görmüş. Simsiyah lakin etrafa yemyeşil bir ışık yayan bu gözlerle Zeliha, upuzun bir yolculuğa çıkacak olmanın heyecanını yaşamış. Simasıyla insanı andıran bir yıl...
...zun. O da hep siyah giyiniyor… Ve o… Ne kadar yakışıklı. Nerede o iri kara gözler? Nerede o her telinden ışık yayan kıvır kıvır saçlar, Kütahya porseleni gibi parlayan dişler! Terziden o gün alınmış da hemen deklanşör karşısı...
...Babaannem öğle saatlerinde peçeteyle para tasını yana çeker, yarım ekmekle biraz katık çıkarıp masanın üstüne yayardı. Bazen yağ bazen zeytin bazen de peynirdi katığımız. Nadir de olsa simit veya poğaça da alırdık yandaki fırın...
...zluk isterdim. “Keşke” diyerek tuttum sahafların yolunu. Oradaki abiler gençliklerini fakirlikle geçirip, eve yayan gitmek pahasına koltuk altlarına kitap sıkıştırmış kişiler. Anlarlar halimizden. Sağ olsunlar bir kez bile bo...