...ı günlerini psikiyatrikte ayırıyorlar. Ruhlarını gözden geçiriyorlar. Görgü en önem verdikleri meziyet. Balık yerken kullanılacak garip bıçağın hangisi olduğunu biliyorlar, başka hiçbir bıçağın balığa uygun olmadığı ve asla ol...
“yerken” sözcüğü
17 yazıda 18 geçiş bulundu.
...Çok sevmezdi ama guruldayan midesinin hatırına yiyecekti. Üstelik tadı çok güzeldi, hafif acılı. Adam türlüyü yerken hiç de hafif olmayan acılarını düşündü, pişmanlıklarını… Bütün keşkeleri kadının örgü yeleğinin cebinden sark...
...yatağıma giderken sonradan gelen kadına gözüm ilişti. Halime’nin kahvaltılıklarını da almış büyük bir iştahla yerken bir yandan da “Hep aynı şeyler, bari burada kahvaltıda değişik bir şeyler verseler canım,” diye söyleniyordu....
...e de kahvaltı diye, kızarmış ekmekle kahve vardı yalnızca. Moralim bozuldu buna. Ben kalkmış jambonlu yumurta yerken, birilerinin yalnızca kahve içip kızarmış ekmek yemesinden nefret ediyorum."
...eni ayrılmış, aşk acısı çekmekten yakınan kızlardan biri, yine bu konu nedeniyle arkadaşlarının başının etini yerken, Yakışıklı’nın elini havaya kaldırdığını gördü. Bir başka arkadaşı ilgilenirken, Yakışıklı’yı gözlemlemeye de...
...tuhaf ilerlediğini eve dönünce ancak fark etti. Başlangıçta hâlini yadırgadıysa da dışarıdan getirdiği yemeği yerken karar verdi ki tuhaflık yanlışlıktan ayrıydı. O gece ufak bir ortaya çıkarma dürtüsü, tükenmez kalemi görev a...
...kafası taşla kırılarak tamamlanır. Cesedi gölün kenarına bırakarak arabaya döner ve arabada bulduğu sandviçi yerken radyodan müzik dinler; ancak müziğe katlanamaz ve teybi söküp atar. Dünyadan hıncını almıştır ve dünyasını de...
...mandır göremediği dostlarına kavuşmuşçasına o lezzeti zerresine kadar hissetmeye çalışıyordu. Gülsüm yemeğini yerken belli etmeden ev sahibini izliyordu; çenesinin ağır hareketlerini, yüzündeki değişimi, gülümseyişini. O gülüm...
...var, bu araziye ne ektiğini de bilmediği için o koskoca arazide tutmuş olan tek tohumun ürünü olan domatesini yerken seviniyordu, ‘Koca araziyi heba etmişsin!’ diye bağırmak istedik ama haksız çıkacaktık çünkü arazi onundu ve...
...Elinden alırken, annemle babamın başka tarafa bakmasından faydalanarak fısıltıyla; "Kızım, çok dikkat et bunu yerken. Bak lunaparkın ortasındaki elma ağacına, kupkuru kaldı, kimse sulamadı, ölmek üzere. İşte bu elmalar o ağacı...