...ordu. Babası işyerinin kapısını açıp işe başlamıştır muhakkak. Aceleyle perdeyi kapadı. Sandalyenin üstündeki yıpranmış giysilere uzandı. Eli boşlukta asılı kaldı. Babası hazzetmediği giysilerle işyerine geldiğini gördüğünde kend...
“yıpranmış” sözcüğü
13 yazıda 17 geçiş bulundu.
yıpranmış, yıpranmışlığı, yıpranmıştı eşleşmeleri dahil edildi.
İsmail Bey yıpranmış ama daima boyalı ayakkabılarını giydi. Portmantonun aynasında üstünü başını kontrol etti. Siyahı çoktan unutmuş saçını taradı. Paltosunun omzuna düşen beyaz saç tellerinden kurtulmak için elinin tersiyle birk...
...nereye gidiyor bilinmez Bazıları mektuplar alır memleketten Kimi de gittiği ovukta özlenmez Bir geçmiş taşır yıpranmış omuzlar Tahta bir bavula sığar mı ki ömürlük aşklar Boş mideleri doyursun sevgi dolu lisanlar Yıpranmış kâğıt...
...apayıncaya kadar soyundu. Eskimiş paçalı donuyla köprüye doğru yalınayak koştu. Gezginlerin yanından geçerken yıpranmış lastiğin tutamadığı donu kaydı. Kaba etlerinin ortaya çıkmasına aldırmadı. Uzaklaştı. Bir çırpıda korkuluğa ç...
Elleri... Bir zinciri koparmış gibi. Biraz parçalanmış, biraz yıpranmış Elleri sıcacık Sanki bir alev topunu yeni bırakmış. Titriyor hafif Ruhu ihtiyarlamış, bedeni otuz. Korkuyor biraz, Geçmişin ayak seslerini duyuyor. Kim bilir...
...nmişti bunlar eve doluverdiğinde. Çocuk gibi dönmüştü kollarını açıp. Saat, içi fincan takımıyla dolu vitrin, yıpranmış halı, sütlü kahve perdeler, kapı önünde nöbet bekleyen örgü paspas, saman rengi duvarlar, hepsi aynıydı ama y...
...ığı numaradan ayrılmaya gönlü elvermiyordu. Ayrılamadığı o kadar çok şey vardı ki; salonun tam orta yerindeki yıpranmış el halısı, ona tepeden bakan taşlı avize, hâlâ kullandığı kurmalı kol saati, markası silinmiş radyo, yatarken...
..., önemli bir şey söyleyecekmiş hissine kapılırdım. Fakat ne oluyor? Böyle yorgun, bezgin ve belleğimin kumaşı yıpranmış hâlde neden görünür olamıyorum. Yaşamış olduğum her şeyin anlamsızlığı çöküyordu üzerime çünkü. Bu başı boşlu...
Bahçe içinde iki katlı eski bir ahşap ev… Sıvaları dökülmüş, kerpiçleri gözüküyor artık. Hayli yıpranmış ama henüz yıkılmamış, yuva olmaktan çıkmış ama hâlâ ev olmakta direniyor. Evet, evet, artık burası bir yuva değil. İçinde ai...
...e Çünkü ben geldim Hasret, mesafe kadar kısa bir kelime İçten içe çürüyen bir ağaç gibi Aylar sonra gösterdik yıpranmışlığı Budandık diyemem ama katledildik Hiç beceremedim ayrılıklardan sonra el olabilmeyi hiç beceremedim seni kendi...