...a buz kristalleri de kızmış olsa gerek ki onun da kafası kırılıveriyordu oracıkta. İşte o gün kayıp düştüğü o yokuşla savaşması gerektiğini öğrenmişti. Küfretmeyi, para saymayı öğrenecek kadar büyüdüğünde ise ortaokula yeni baş...
“yoku” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
yoku, yokum, yokun, yokuz, yokuş, yokuşa, yokuşla, yokuşlar... eşleşmeleri dahil edildi.
...şıksız, belki loş diplere Nerede kalabalık telaşlar varsa Nerede yakılmışsa ışıklar sonuna kadar bembeyaz Ben yokum orada Alırsın havanı sen de bir gün ey yolcu Arkana bakmadan gidersin dedelerin gibi Belki tahta gemilerde Be...
...er yolunu Yüksek Kaldırım’a çevirdi. İstiklal’e çıkacaklarını anlayan Tuncay’ın gözünde yokuş büyüdü. “Amirim yokuşu yürüyüp terlemektense Tünel’i kullansak?..” “Boş ver Tünel’i. Genç adamsın. Hem böylelikle sabah sporumuzu ya...
...Ancak dönüşte farklı bir sokaktan yürüyebiliyorum. Sanki ayaklarıma kara sular inmemiş gibi… Şirketin servisi yokuşun aşağısında bekliyor bizi. Şirket deyince ne anladınız bilmem. Temizlik şirketi bizimki. Her gün saatlerce ell...
...esini başına itina ile yerleştirip tahta merdivenleri hızlıca inerek kendisini sokağa attı. Şahkapısı’nın dik yokuşundan, yine sallana sallana kuleye doğru yola koyuldu. Öylesine bir yürüyüşü vardı ki anlatmakla anlatılmaz! San...
...ına Tüm ihtimaller arasında bir kutu evdeyim şimdi Güneş benden uzak Ayaklarım hissiz Kalbim yorgun. İçimden, yokuşu olmayan ve denize çıkmayan bu mahallede Sokağa çıkıp koşmak geçiyor Sonra vazgeçiyorum İnsan, içindeki sesin...
Yokuşlar tırmanıyorum, Telaşımda buruk sevinçler var Eksik de olsa bir özgürlük yoluydu yürüdüğümüz Yalnız değildim, binlerce coşku seli İki uçlu gerilim, çok uluslu devletler kadar Bu kaçıncı sunuluş, tepsilerde küresel hisseda...
...Giderim öğretmenim. Şuradan aşağıya indim mi köye varıyorum zaten.” dedi, elini yolun altında kalan kayalıklı yokuşa uzatırken. Sonra da sıradaki soruyu biliyormuşçasına fenerini çıkarıp gösterdi. “Hep gidiyorum öğretmenim.” “...
Bir boşlukta yalpalıyor göğsümdeki kuş. döndürülen cesetler gibi naif; incecik bilekleriyle hayat, alacaklı alacaklı çalıyor kapımı. Ben diyor, biraz ecel biraz da ölü doğumluyum. Kelimelerimi örtüyor tanrının etime giyd
...ya çalışsaydım, şimdiye bulmuştum hepsini." diye geçirdi içinden. Bu düşünceler ve karışık duygular eşliğinde yokuşun yarısını kat etmişti. Geçmişi hatırlatacak bir anı kırıntısı bulma umuduyla etrafına bakınmaya devam ediyord...