...kuyacağı, çok bunalınca yüzünü yıkayıp geleceğine hiç ihtimal vermiyordum. İnsandı işte, aşınmış ayakkabıları yürümeyi sevdiğinin neticesiydi ve cüzdanında sakladığı gençlik yıllarındaki iki vesikalığı göstermesi de o günlere öz...
“yürümeyi” sözcüğü
14 yazıda 14 geçiş bulundu.
...ibi şaşkın oluruz. Bir süre sonra anne sütünden kesilip yemek yemeğe başlar, ilk dişimizi çıkarır, düşe kalka yürümeyi öğreniriz. Bunlar doğal ve hayatın akışında olması gereken şeylerdir. Fakat durum biraz büyüdüğümüzde değişiy...
...lculuğunda adını her zaman ilkler ve en iyiler listesinde göreceğiz ve kadınlar olarak da emekleyen kadınlara yürümeyi öğrettiği için ona hep minnettar kalacağız. İyi ki bir Halide Edip Adıvar gelmiş, yazmış ve hiç gitmemiş... “...
...sım yok. Yokluklar içindeyim. Giderayak, "sana kasket alacağım yarın" diyorum; "hastaneden çıkınca takarsın". Yürümeyi ve kasket takmayı seversin çünkü. Gözlerinde cılız bir sevinç pırıltısı beliriyor, işte yine dedim bir şey, y...
.... Sonbahar yapraklarını ve tatlı soğuklarla beraber giyilen yumuşacık kazak ve berelerle yaprakların üzerinde yürümeyi özlemek sınırsız bir iç çekişle. Buydu yaşamın özü. Bana göre, kimse beğenmedi bunu. Otobüsün penceresinden y...
...ve bu konuda yazılmış tüm kitapları saklamayı başaran büyük büyük büyük annesi; itfaiyeci amcası ve kendisine yürümeyi yasaklayan bir polis memuru olduğunu belirtmiştir. Böylesi özgün bir biçeme rağmen kitap ilk yıllar anlaşılam...
...sayesinde İngilizlerin askeri gücü Fransa'dan kurtulabilmiş, güçlenerek daha sonra tekrar Almanların üzerine yürümeyi başarabilmiştir. Almanlar 'Heinz Guderian' komutasında 25 Mayıs 1940'da Fransa'yı işgal eder ve Naziler büyük...
...fazlasını kaldıramayacağını düşünüp, gittim, kordonun çakıl taşlarına kondum. Uçmayı sevdiğim kadar kordonda yürümeyi de seviyordum. Yürümeye başlayalı beş dakika ya olmuştu ya da olmak üzereydi, karşımdan koşarak bir adam gelm...
...ş toprak gibi duran kan benekleri olduğunu zannederdim. Fazladan birkaç ayağım olsa bu çizgilerde yavaş yavaş yürümeyi dener, arkamdan koşacak bir trenin beni de alıp götürmesini (fazla mı duygusal oldu?) dilerdim belki de. Oysa...
...gelindiğinde İdama sürükleyen bir savcı Kaçmaya çalışırken defalarca yakalayan bir polis Sevginiz bir bebeğe yürümeyi öğreten türden. Yazan: Oğuzhan Akcı