...emektar bisikletimi üç sokak ötedeki bisikletçiye götürdüm. Fren, vites kontrolleri, lastiklerin şişirilmesi, zincirin yağlanması derken çıkmıştım yola. Nereye gideceğimi henüz bilmesem de yüreğimin beni götürdüğü yere gideceğim...
“zincirin” sözcüğü
5 yazıda 5 geçiş bulundu.
zincirin, zincirinden, zincirine, zincirini, zincirinin eşleşmeleri dahil edildi.
...oyunma odasında. “Sonuç olarak galibiyetlerin sonu vardır ve aslında kırılmayacak zincir yoktur. Yeter ki siz zincirin en zayıf noktasına, onu kırmaya yetecek şiddette vurabilin” demişti teknik direktör. Sonuçta sekiz sayısının...
...ğildi. Aslında emin gibiydim ama bunu delillerle desteklemeliydim. Ne de olsa ben avukattım. Hemen hastaneler zincirinin 444’lü numarasını aradım. “Maslak’taki hastanenize gittim, o hastanenizin başhekimi kim?” diye sordum. İsmini...
...... Her doğan günde bir bakla açılır, engin denize biraz daha karışırsın Herkese farklıdır denizin derinliği, zincirin boyunca uzanırsın Arada feleğin sillesi dalgalarla sallanırsın Ya da sesin çıkmasın diye sürekli yağlanırsın(...
...ok mu? Muhtemelen atalarımızın da kendilerini öyle varsaydıkları gibi, biz de kendimizi evrenin merkezinde ve zincirin sonunda varsaymıyor muyuz? İnsana ayrıcalıklı olmadığını hatırlatıyor Homo Sapiens Oysa tarih; geçmiş, gelece...
...larını zannettiğinden belki de. İşe başladığında eski çalışanlarla ilk kez adımını atmıştı dünyaca ünlü kahve zincirinin ofise yakın şubesine. Sabah ve akşam mutlaka uğruyor, kapaklı bardaklarda kahve alıp yola koyuluyorlardı; kim...
...er. Gelecek dönemde oluşacak postmodernizmin bu duruşunu sezen Stravinsky daha başlarda bahsettiğimiz gelenek zincirine uyum sağlamak yerine ona baş kaldırmayı seçmiş, sonunda ise hakarete uğramıştır. Aslında Igor Stravinsky’nin...
...ne öldürülürdü. Aradığı bir şey varmış gibi hiç olmadık yerlerde görünür ve aniden tüm heybetiyle kaybolurdu. Zincirinden kurtulamayan, kurtulmak için çabalamaktan da vazgeçen Zeliha cam kenarındaki sedirin üzerinde bir düşe dalmış...
...dayadı Sultan Abla. Annemi gördü, belki bir on yıl sonrasına gitti. Sevmedi yansımasını. Eline alıp oyasını, zincirini yaktı çakmağıyla. Yeniden başladı beyaz kanatlarını yapmaya. Sonra yeşil yaprağı ekledi. Tıpkı ektiği çiçeği...
...iyorum? Ölüyüz biz, hayalleri toprak atıyor üstümüze, diyemiyorum! Elimi boynuma götürüyorum sadece, uzun bir zincirin ucunda sallanan küçük şişeye dokunuyorum. Geçen mayıs mıydı? Daha müzik susmamıştı, henüz kulaklarım uğuldamı...