...kapıyı tepti. Şimdi sırtına asılı gürzünü eline alması gerekiyordu. Gürzü yerinde değildi. Pusatsız savaşmak zorundaydı. Eli böğründe oturdu. Projeye dâhil ekipler bir bir kendi taraflarındaki gecikmeleri diğer ekiplere yıkarak h...
“zorundaydı” sözcüğü
9 yazıda 11 geçiş bulundu.
zorundaydı, zorundaydık, zorundaydılar, zorundaydım, zorundaydınız eşleşmeleri dahil edildi.
...masrafları ortaya konan paradan karşılanırdı. Oğullardan biri eşine yeni bir elbise istese babasına söylemek zorundaydı. Baba “Olur,” derse alınırdı. Mahmut bu ısmarlama evlilikten hiçbir şey anlamadan yaşayıp durdu. Kızı büyüdük...
...görünüyorlardı. İçtiği üç bardak çay sıcacık bir battaniye etkisi göstermişti hemen. Masayı toplamadan çıkmak zorundaydı. Montunu ve ayakkabısını hızlıca giyip anahtarını avuçladığı gibi dışarı attı kendini. Düşen yapraklar ve çöp...
...r onu iyi hissettiriyor, içinde çürümekte olan benliğini duyamaz hâle getiriyordu. Biz böyleydik, böyle olmak zorundaydık. Kendimizi değil, etrafı kabul etmiştik. Etrafı oluşturanın biz değil onlar olduğunu söylemiş, onları suçlamı...
...kapatırlardı. Mercan ise bunlara pek aldırış etmeden tüm gün sessizce aynı mizanseni tekrarlardı. Tekrarlamak zorundaydı! Kırk yaşındaydı, kiloluydu, bekardı. Aslında hiç evlenmemişti. Aslında hiç evlenmek isteyen olmamıştı. Sürek...
...rdeşim, anneannem, kitaplarım, defterlerim, kalemlerim, komşuların arkalarında bıraktıkları dumanları solumak zorundaydık. “Nefes alamıyorum,” diyor solunum cihazına muhtaç amcam Antalya’dan. Bir soluk, istediği sadece ama onu da b...
...i sıkıntıyla yüzleşti. Otuz yedi yıllık ömrü sapa bir yola çıkmıştı. Akşam oluyordu artık. İstemese de dönmek zorundaydı evine. Keşke yıkılıp gitseydi diye düşündü. İrkildi. “Tövbe!” dedi. Sanki yanında yakın bir dostu varmış da v...
...adını verdiğimiz şarap günlerimiz olurdu. Hatta kuralımız vardı, her Pazartesi ofise gelirken şarap getirmek zorundaydık. Eren Tekel’i böyle böyle zengin etmiştik. Ne çok Dikmen içerdik. Kadehimiz yoktu ama su bardaklarına dolduru...
...çinde şehre doğru yol alacaktı ya da çok yoksul olduklarından ailesine yardım etmek için geceleri de çalışmak zorundaydı ve içinde habire sigara içilen, durmadan tütün, ter ve alkol kokan bir kasaba barında garsonluk yapmaya gidec...
...ğinden çok, kavuniçi renkli, baskın kavun kokulu, boyu iki buçuk metreyi bulan insanlarla iç içe evine dönmek zorundaydı. Gözlerini kapatarak yolculuğuna devam etse de, büyük bir ihtimalle bir asır sonra, ülkenin tüm insanlarının...